Terör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Terör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2009 Çarşamba

İMO’da Soruşturma Terörüne Son

İvme

BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI

TMMOB önünde Demokrasi Nöbeti başlatmamız üzerinden tam bir ay geçti. İMO’da başlatılan ve TMMOB etkin yönetim anlaşı tarafından da arttırılarak sürdürülen devrimci demokrat mühendislere dönük tasfiye hareketine karşı bir aydır TMMOB önündeyiz.

Taleplerimiz, kendisine devrimciyim demokratım diyen, İnşaat Mühendisleri Odası ve TMMOB’deki süreçten genel olarak rahatsız olan ve bu sürecin çözülmesi gerektiğini düşünen tüm meslektaşlarımızın altına imza atabileceği taleplerdir.

Oysa TMMOB ve İMO yönetimleri bir aydır binalarının önünde Demokrasi Nöbeti bekleyen üyelerinin taleplerine gözlerini kapamıştır. Bu, örgüt içi demokrasi talebini görmezden gelmektir.

İMO yönetimi ise bırakalım örgüt içi demokrasi talebini gündemine almayı anti demokratik uygulamalarına yenilerini ekliyor. İMO yönetimi YÖK’ün üniversite öğrencilerine açtığı soruşturmaların benzerlerini İvme Yayın Kurulu üyelerine açıyor.

İMO üyesi 5 İvme Dergisi yayın kurulu üyesi, yönetimin bu soruşturma terörüne maruz kalırken bunlardan 2’si İstanbul’da biri de Libya’da ikamet etmekte, başka bir deyişle bu arkadaşların Ankara’da yaşanan herhangi bir olayın içinde bulunma ihtimalleri bile bulunmamaktadır.

Bir sıkyönetim savcısı diliyle hazırlanmış olan soruşturma metninde soruşturmaya uğrayanlar peşinen suçlu ilan edilmekte, İvme Dergisi’nin açıklamaları da suç delili olarak gösterilmektedir.

İvme Dergisi olarak İMO önünde bu soruşturmalarla ve antidemokratik uygulamalarla ilgili yapacağımız basın açıklamasına değerli basın emekçilerini ve tüm halkımızı davet ediyoruz.

Yer: İnşaat Mühendisleri Odası –Necatibey Cad. No:57 Kızılay Ankara
Tarih: 28 Temmuz Salı günü
Saat: 12.30

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

13 Aralık 2008 Cumartesi

Polis Terörü Artıyor


İSTANBUL - Avcılar’da polis kıyafeti giymiş kişilerin bir kadını kaçırarak tecavüz ettiği ortaya çıkınca İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, vatandaşlara “Polise kimlik sorun” önerisinde bulunmuştu. Cerrah’ın bu açıklamasından iki gün sonra Avcılar’da Cerrah’ın sözünden cesaret alıp polise kimlik soran Mustafa Akdoğan, hastanelik oldu. Akdoğan beş polisin toplu dayağına maruz kaldığını iddia etti. Burnu ve kafatası çatlayan, çenesi kırıldığı için ameliyat olan Akdoğan üç hafta konuşamayacak.
Evli ve iki çocuk babası tekstilci 41 yaşındaki Mustafa Akdoğan, 4 Aralık akşamı bir arkadaşıyla sohbet etmek için dışardaydı. Eşine geç kalacağını söylemişti. Saat 02.00’ye gelirken telefon eden eşi Melek Akdoğan’a yolda olduğunu, 15 dakika içinde eve varacağını söyledi. Melek Akdoğan, 03.30 sıralarında uyanınca eşini evde göremedi. Telefonlarına yanıt alamayınca ağabeyi Orhan Sert’ten yardım istedi.
Geceyi yaralı halde gözaltında geçiren Akdoğan, sabaha karşı karakoldan eşine telefon ederek durumu haber verdi. Akdoğan, başına yüzüne ve vücuduna tekme yediğini anlatarak polislerden şikâyetçi olurken, iki polis de kendilerini darp ettiği iddiasıyla Akdoğan’dan şikâyetçi oldu. Yaşadıklarını, “Telefonda fazla konuşamadı, zorlanıyordu” diye anlatan Melek Akdoğan, “Eşim hırsızlık yapmadı, cinayet işlemedi, ülkesine ihanet etmedi. Bunu hiç hak etmedi. Cerrah öyle konuştu ama polisler demek ki kendisine hiç itibar etmiyor. Nasıl bir kin, nefret var içlerinde anlamıyorum” dedi.
Sağlık muayenelerinde çenesinde kırık, kafatasında ve burnunda çatlaklar, tüm vücudunda ise morluk ve yaralar tespit edilen Mustafa Akdoğan, dün öğlen saatlerinde çene ameliyatı geçirdi.
Üç hafta konuşamayacak olan ve ailesiyle yazarak iletişim kuran Akdoğan serum ve sıvı gıdalarla beslenecek. Akdoğan, önceki gün atv Haber’e şunları söyledi: “Avcılar sahilinden Küçükçekmece istikametine giderken, alkol kontrolü ve biraz içki içmiş olmamın etkisiyle geriye döndüm. Zannedersem görülmüşüm. Bir araç geldi, çok sert bir şekilde önümü kapattı ve beni durdurdular. Sert tavırlarla bana niye kaçtığımı sordular. Ben de kaçmadığımı, sadece biraz alkollü olduğumu, bunun için, alkol muayenesi olabileceğimi düşünerek geri dönüp evime gittiğimi söyledim; yakın bir yerde oturuyorum çünkü.
Kimliğimi istediler. Çıkarıp verdikten sonra, ‘Ben de sizin kimliğinizi görebilir miyim?’ dedim. Küfürden sonra ‘Sen bizim resmi üniformalı olduğumuzu görmüyor musun, nasıl kimlik sorarsın lan?’ deyip önce biri bir tane yumruk attı, sonra diğeri kapıyı açtı ve beni yaka paça aşağı indirdiler. Önce kollarımı aşağıdan kelepçelediler. Sonra o şekilde yere oturttular. Birisi üstten bastırdı, artık yapabilecek bir şeyim kalmadığı için diğerleri de tekmelemeye başladı. Bana çok sert bir ifadeyle kimlik sorunca, ben de onlara, biraz da Celalettin beyin sözlerine itibar edip kimlik sordum. Şimdi buradayız (hastanede). Bundan sonra polise kimlik sormayı hiç düşünmüyorum. Hatta karşılaşmamayı düşünüyorum.”

Kafasını cama vurdu
İstanbul Emniyeti’nin yaptığı açıklamada ise polisin kimlik gösterdiği ancak Akdoğan’ın iki polisi yaralayarak kaçmaya çalıştığı anlatıldı. Açıklamada, “Sürücü tekrar yakalanıp ekip otosuna bindirilmiş, mukavemetini sürdürmüş, başını otonun camlarına ve kaportasına vurmuş, aracın camını kırmıştır” denildi.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&VersionID=&Date=07.12.2008&ArticleID=911876

Polis, DTP ilçe yöneticisi Erol'u darp etti

İSTANBUL (LNA) Demokratik Toplum Partisi (DTP) Bahçelievler ilçe yöneticisi, sivil polislerin kendisini darp ettiğini ileri sürdü. Mustafa Erol, ''Ben bu olayın peşini bırakmayacağım’’dedi.

Beyoğlu'ndaki İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi'nde basın açıklaması yapan DTP Bahçelievler ilçe yöneticisi Mustafa Erol, partisinin Beyoğlu'ndaki il binasından çıktığı sırada 3 sivil polisin kendisini durdurarak kimlik sorduğunu anlattı.

Polislere ''Kimliğinizi görebilir miyim?'' dediğini belirten Erol, polislerin hakaret ederek, tokat attıklarını iddia etti.

Kimliğini verdiği polislerin sorgulama sonrasında ''Sen cezaevinde kalmışsın, sen bir suçlusun'' dediğini ileri süren Erol, polislerin darp etmesi sonucunda gözünde ve belinde ağrılar oluştuğunu ancak bu durumu belgeleyen sağlık raporunu henüz almadığını söyledi. Erol, ''Ben bu olayın peşini bırakmayacağım. Şikayetimin arkasındayım. Bu olay sadece kimlik sorduğum ve cezaevinde kaldığım için oldu'' diye konuştu.

http://www.librenews.eu/?style=news&cat_id=2&news_id=17618