Polis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Polis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2009 Salı

İMO Küçük Kurulu'na Katılıyoruz

İMO KÜÇÜK KURULU YİNE BAZI DEMOKRAT İNŞAAT MÜHENDİSLERİNE HABER VERİLMEDEN GİZLİCE YAPILIYOR.

TÜM DEVRİMCİ DEMOKRAT İNŞAAT MÜHENDİSLERİNİN KURULU OLAN KÜÇÜK KURUL’A KATILACAĞIZ.
TÜM DEVRİMCİ DEMOKRAT MÜHENDİS, MİMAR ve ŞEHİR PLANCILARINI BU KÜÇÜK KURULU İZLEMEYE DAVET EDİYORUZ.
11 Haziran Perşembe günü İMO Küçük Kurul toplantısında TMMOB tarihinde bir ilk yaşanmıştı. TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının hedef göstermelerinin bir sonucu olarak İMO Küçük Kurul üyesi olan ve Küçük Kurul’a katılmak isteyen yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO üyeleri bir linç girişimine maruz kalmışlardı.
Aynı Küçük Kurul’da yine TMMOB tarihinde ilk kez, TMMOB YK başkanının da katıldığı bir toplantı, demokrat üyeleri engellemeye dönük polis barikatı arkasında gerçekleştirilmişti. İMO etkin yönetim anlayışı bu Küçük Kurul’da İvme Dergisi yayın kurulu üyelerini Küçük Kurul’a almama kararı almıştı.
İvme Dergisi olarak; muhaliflerin polis barikatıyla engellenip alınmadığı bir Küçük Kurul’u hiçbir şekilde meşru görmüyoruz.
Bugün İMO yönetimi İvme okurlarını dışlayarak bir Küçük Kurul çağrısı daha yapmıştır.
Buradan bir kez daha söylüyoruz:
Küçük Kurul bazı İMO yöneticilerinin söylemlerinin aksine kimsenin tapulu malı değildir. Küçük Kurul bugüne kadar devrimci ve demokratların mücadeleleri sonucunda oluşturulan, yönetimlerin icraatlarının masaya yatırıldığı, yöneticilerin demokrat üyelere hesap verdiği ve demokrat yönetim adaylarının belirlendiği bir kürsüdür. Oysa bugün bu gelenek bozularak, yalnızca etkin yönetim anlayışını destekleyenlerin bulunduğu, muhalif hiçbir sesin çıkmadığı bir Küçük Kurul tarifi yapılmak istenmektedir.
İvme Dergisi olarak bu gibi antidemokratik dayatmaların karşısında bulunacağız. 9 Eylül Çarşamba (bugün) Saat: 19.00’da yapılacak olan Küçük Kurul toplantısına katılacak ve devrimci demokrat mühendisleri tecrit ve odalardan tasfiye etmeye dönük çabalara izin vermeyeceğiz.
Öte yandan İvme’ye dönük bir siyasi linç girişiminin yaşandığı bir ortamda tüm Oda ve Şube Yönetim Kurullarına da görev düşmektedir. Bizimle aynı düşüncelere sahip olsun veya olmasın, kendisine devrimciyim, demokratım diyen kimsenin böyle bir süreçte tavırsız kalması mümkün değildir. Bugüne kadar yaşanan gelişmeler İMO Küçük Kurulu’na gözlemci olarak katılma görevini sizlere yüklemiş durumdadır. Yeniden kulaktan kulağa fısıldanan bilgilerle açıklama yapmak durumuna düşmek istemiyorsanız, bu akşam İMO etkin yönetim anlayışının demokrasi anlayışına yerinde tanık olmanız gerekmektedir.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

13 Aralık 2008 Cumartesi

Polis Terörü Artıyor


İSTANBUL - Avcılar’da polis kıyafeti giymiş kişilerin bir kadını kaçırarak tecavüz ettiği ortaya çıkınca İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, vatandaşlara “Polise kimlik sorun” önerisinde bulunmuştu. Cerrah’ın bu açıklamasından iki gün sonra Avcılar’da Cerrah’ın sözünden cesaret alıp polise kimlik soran Mustafa Akdoğan, hastanelik oldu. Akdoğan beş polisin toplu dayağına maruz kaldığını iddia etti. Burnu ve kafatası çatlayan, çenesi kırıldığı için ameliyat olan Akdoğan üç hafta konuşamayacak.
Evli ve iki çocuk babası tekstilci 41 yaşındaki Mustafa Akdoğan, 4 Aralık akşamı bir arkadaşıyla sohbet etmek için dışardaydı. Eşine geç kalacağını söylemişti. Saat 02.00’ye gelirken telefon eden eşi Melek Akdoğan’a yolda olduğunu, 15 dakika içinde eve varacağını söyledi. Melek Akdoğan, 03.30 sıralarında uyanınca eşini evde göremedi. Telefonlarına yanıt alamayınca ağabeyi Orhan Sert’ten yardım istedi.
Geceyi yaralı halde gözaltında geçiren Akdoğan, sabaha karşı karakoldan eşine telefon ederek durumu haber verdi. Akdoğan, başına yüzüne ve vücuduna tekme yediğini anlatarak polislerden şikâyetçi olurken, iki polis de kendilerini darp ettiği iddiasıyla Akdoğan’dan şikâyetçi oldu. Yaşadıklarını, “Telefonda fazla konuşamadı, zorlanıyordu” diye anlatan Melek Akdoğan, “Eşim hırsızlık yapmadı, cinayet işlemedi, ülkesine ihanet etmedi. Bunu hiç hak etmedi. Cerrah öyle konuştu ama polisler demek ki kendisine hiç itibar etmiyor. Nasıl bir kin, nefret var içlerinde anlamıyorum” dedi.
Sağlık muayenelerinde çenesinde kırık, kafatasında ve burnunda çatlaklar, tüm vücudunda ise morluk ve yaralar tespit edilen Mustafa Akdoğan, dün öğlen saatlerinde çene ameliyatı geçirdi.
Üç hafta konuşamayacak olan ve ailesiyle yazarak iletişim kuran Akdoğan serum ve sıvı gıdalarla beslenecek. Akdoğan, önceki gün atv Haber’e şunları söyledi: “Avcılar sahilinden Küçükçekmece istikametine giderken, alkol kontrolü ve biraz içki içmiş olmamın etkisiyle geriye döndüm. Zannedersem görülmüşüm. Bir araç geldi, çok sert bir şekilde önümü kapattı ve beni durdurdular. Sert tavırlarla bana niye kaçtığımı sordular. Ben de kaçmadığımı, sadece biraz alkollü olduğumu, bunun için, alkol muayenesi olabileceğimi düşünerek geri dönüp evime gittiğimi söyledim; yakın bir yerde oturuyorum çünkü.
Kimliğimi istediler. Çıkarıp verdikten sonra, ‘Ben de sizin kimliğinizi görebilir miyim?’ dedim. Küfürden sonra ‘Sen bizim resmi üniformalı olduğumuzu görmüyor musun, nasıl kimlik sorarsın lan?’ deyip önce biri bir tane yumruk attı, sonra diğeri kapıyı açtı ve beni yaka paça aşağı indirdiler. Önce kollarımı aşağıdan kelepçelediler. Sonra o şekilde yere oturttular. Birisi üstten bastırdı, artık yapabilecek bir şeyim kalmadığı için diğerleri de tekmelemeye başladı. Bana çok sert bir ifadeyle kimlik sorunca, ben de onlara, biraz da Celalettin beyin sözlerine itibar edip kimlik sordum. Şimdi buradayız (hastanede). Bundan sonra polise kimlik sormayı hiç düşünmüyorum. Hatta karşılaşmamayı düşünüyorum.”

Kafasını cama vurdu
İstanbul Emniyeti’nin yaptığı açıklamada ise polisin kimlik gösterdiği ancak Akdoğan’ın iki polisi yaralayarak kaçmaya çalıştığı anlatıldı. Açıklamada, “Sürücü tekrar yakalanıp ekip otosuna bindirilmiş, mukavemetini sürdürmüş, başını otonun camlarına ve kaportasına vurmuş, aracın camını kırmıştır” denildi.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&VersionID=&Date=07.12.2008&ArticleID=911876

Polis, DTP ilçe yöneticisi Erol'u darp etti

İSTANBUL (LNA) Demokratik Toplum Partisi (DTP) Bahçelievler ilçe yöneticisi, sivil polislerin kendisini darp ettiğini ileri sürdü. Mustafa Erol, ''Ben bu olayın peşini bırakmayacağım’’dedi.

Beyoğlu'ndaki İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi'nde basın açıklaması yapan DTP Bahçelievler ilçe yöneticisi Mustafa Erol, partisinin Beyoğlu'ndaki il binasından çıktığı sırada 3 sivil polisin kendisini durdurarak kimlik sorduğunu anlattı.

Polislere ''Kimliğinizi görebilir miyim?'' dediğini belirten Erol, polislerin hakaret ederek, tokat attıklarını iddia etti.

Kimliğini verdiği polislerin sorgulama sonrasında ''Sen cezaevinde kalmışsın, sen bir suçlusun'' dediğini ileri süren Erol, polislerin darp etmesi sonucunda gözünde ve belinde ağrılar oluştuğunu ancak bu durumu belgeleyen sağlık raporunu henüz almadığını söyledi. Erol, ''Ben bu olayın peşini bırakmayacağım. Şikayetimin arkasındayım. Bu olay sadece kimlik sorduğum ve cezaevinde kaldığım için oldu'' diye konuştu.

http://www.librenews.eu/?style=news&cat_id=2&news_id=17618