ivme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ivme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2009 Salı

İMO ANKARA ŞUBESİ KÜÇÜK KURULU'NA GİRDİK!

Yazıcı-dostu sürümArkadaşa gönderPDF

İMO ANKARA ŞUBESİ’NDE BİR REZALET DAHA YAŞANDI. ŞUBE YÖNETİMİ KÜÇÜK KURUL İÇİN ÖZEL GÜVENLİK TUTTU. ÖZEL GÜVENLİK KİMLİK KONTROLÜ YAPARAK DEVRİMCİ MÜHENDİSLERİN ODALARINA GİRMELERİNİ ENGELLEMEYE ÇALIŞTI.


İÇLERİNDE YAYIN KURULU ÜYELERİMİZİN DE BULUNDUĞU DEVRİMCİ MÜHENDİSLER FİZİKİ ENGELLEMELERE RAĞMEN KÜÇÜK KURULA GİRDİ
.

İMO Öğrenci Kurultayı’nda öğrencilere fiziki ve sözlü saldırıda bulunan; ardından yapılan Küçük Kurullarda devrimci-demokrat mühendislere hakaretler eden; 11 Haziran’daki Küçük Kurul’da önce dışarıdan getirdikleri eli bıçaklı güruhla devrimci mühendislere saldırı düzenleten, ardından da polis barikatı arkasında toplantı yaparak yayın kurulu üyelerimizi odaya almama kararı alan; 13 Temmuz tarihinde de ikisi İstanbul’da biri Libya’da ikamet eden 5 yayın kurulu üyemize dönük sıkıyönetim savcılarını aratmayacak soruşturmalar açan İMO yönetimi anti-demokratik uygulamalarında sınırlarının olmadığını bir kez daha göstermiştir. İMO yöneticileri 4 Kasım’daki Küçük Kurul’a devrimci mühendisleri sokmamak için özel güvenlik görevlileri tutmuş, bu özel güvenlik görevlileri ise kimlik kontrolü yaparak ellerindeki listede ismi bulunmayanların odaya girmelerini engellemeye çalışmıştır. Bu yanıyla “TMMOB’de Demokrasi” sayımızda kullandığımız “muhaliflere kimlik kontrolü” karikatürümüz ne yazık ki gerçek olmuştur. 4 Kasım Küçük Kurul’unda yaşananlar şöyledir:

Tamamı İMO üyesi ve öğrenci üyesi olan Yayın Kurulu (YK) üyelerimiz Küçük Kurul’a katılmak için İMO’ya gittiğinde, önceki toplantılarda kullanılan fuaye girişinin (fuaye toplantı salonlarına açılmaktadır) kapalı olduğu, girişler için İMO’nun hizmet katlarına çıkış için kullanılan kapının açık olduğunu görülmüştür.

Odanın kapısında İMO yönetimi tarafından 4 Kasım Küçük Kurul’u için özel olarak tutulmuş, 7-8 özel güvenlik görevlisinin, yine yukarı katlarda da 3-5 güvenlik görevlisinin beklemektedir.

İMO Ankara Şubesi yönetiminde olan bir YK üyemiz Küçük Kurul salonuna girmek istediğinde özel güvenlik tarafından YK üyemize ismi sorulmuş ve önlerinde yer alan listede ismi yoksa içeri giremeyeceği söylenmiştir. YK üyemiz güvenliğe böyle bir yetkilerinin olmadığını, odanın Yönetim Kurulu üyesi olduğunu, kimseye isim söylemek zorunda olmadığını anlatmış, güvenlik şefi ise bu talimatı Yönetim Kurulu’ndan aldığını ve ne olursa olsun listede adı bulunmayanları içeri sokmayacaklarını belirtmiştir.

Bunun üzerine YK üyemiz kapıda bulunan İMO’nun kendi güvenlik personeline şube başkanını aramasını ve şube başkanına; “aralarında yönetim kurulu üyelerinin de olduğu oda üyelerinin içeri alınmamasını kabul etmediğimizi, her koşulda içeri gireceğimizi, bir an önce aşağıya gelerek bize bir açıklama yapması gerektiğini” söylemesini istemiştir. İMO’nun görevlisi şube başkanını aramış, ama başkan gelmemiştir. Bu bekleme döneminde bazı küçük kurul üyeleri kapıya gelmiş, bu duruma şahit olmuş, isimlerini güvenliğe söyleyerek içeri girmişlerdir. Yaşananlar, gelen insanlara aktarılmış bu duruma tepki gösteren, güvenlikle tartışan üyeler olmuştur.

Bekleme sırasında birçok trajikomik durum da gerçekleşmiştir. Örneğin tanımadığımız bir üye Küçük Kurul’a gelmiş ancak listede ismine rastlanmamıştır. Yukarıdaki Yönetim Kurulu üyelerinin kaş göz işaretiyle listede bulunmayan bu kişi Küçük Kurul salonuna sokulmuştur. Anlaşılan liste yasağı yalnızca devrimci demokrat mühendislere dönük uygulanmaktadır.

Hemen ardından artık İMO’da sıkça gördüğümüz bir durum tekrarlanmış, İMO binasına polis girmiştir. Polise burada ne aradıklarını, kimin isteğiyle geldiklerini sorduğumuzda; burada gerginlik olduğu gerekçesiyle şube başkanının kendilerini davet ettiğini söylemişlerdir. Gelen polisler yukarıya başkanla konuşmaya çıkmışlar, birkaç dakika sonra da geri gelmiş ve güvenlikle beraber beklemeye başlamışlardır. Daha sonra içeri rütbeli bir polis girmiş, durumu kontrol etmiş ve telsizden amiriyle konuşmuş, rapor vermiştir. Bu konuşmadan 10 dakika sonra ise polis odadan ayrılmıştır.

Bir başka trajikomik durum ise bir arkadaşımız lavaboyu kullanmak istediğinde yaşanmıştır. Güvenlik arkadaşımızı zor kullanarak engellemeye çalışmış, tepki arttırıldığında ise bir özel güvenlik görevlisinin refakatiyle arkadaşımız lavaboya gidebilmiştir.

Yine bir arkadaşımızın üst katta lokale gitmek istediğini belirtmesi üzerine (lokal girişi de aynı kapıdandır) lokalin kapalı olduğu güvenlik görevlisince belirtilmiştir. Tam o esnada iki kadın gelmiş, “Mühendis olmadıklarını, lokale yemek yemeğe geldiklerini” söylemişlerdir. İki dakika önce arkadaşlarımıza lokalin kapalı olduğunu söyleyen özel güvenlik, kadınları içeri almış çifte standartlı yaklaşımlarını bir kez daha ispatlamıştır. Bu, inanması güç ancak gerçek olayların tamamı kamera kayıtlarımızda yer almaktadır.

Avukatımız geldiğinde başkanla durumu konuşmak için yukarı çıkmak istemiştir. Güvenlik, avukatımızı önce engellemeye çalışmış, kısa bir tartışmanın ardından izin vermek zorunda kalmıştır. Avukatı çağırma gerekçemiz bir oda üyesinin odaya alınmamasını tutanak altına alması idi. Avukatımızın gelmesi ve tutanak olayını gündeme getirmemiz gerek özel güvenlikte, gerekse de yukarıda arkadaşlarımızı izleyen Yönetim Kurulu üyelerinde bir tedirginlik yaratmıştır.

Bu sırada listede isimleri olmadıkları gerekçesiyle içeri alınmayan ve dışarıda bekleyen devrimci demokrat mühendislerin sayısı 15’e ulaşmıştır. Avukatı beklerken arkadaşlarımız tarafından özel güvenliğe yönelik konuşmalar yapılmış, “her koşulda içeri gireceğimiz, ancak herhangi bir arbede istemediğimiz, hakkımız olduğu şekilde gayet sakince içeri girmek istediğimiz” belirtilmiş, zorluk çıkarmamaları istenmiştir. Avukatımızın işini tamamlamasının ardından giriş zorlanmış güvenlik aşılmıştır. Bu sırada ciddi bir arbede olmamış, güvenlik görevlileri fiziki engellemelerde bulunmuş ama başarılı olamamışlardır. İkinci katta içlerinde bir İMO Genel Merkez yöneticisinin bulunduğu 4-5 kişi yine arkadaşlarımızı içeri sokmamaya çalışsa da arkadaşlarımız içeri girmişlerdir.

Arkadaşlarımız içeri girdiğinde sakince buldukları yerlere oturmuşlardır. Bu sırada İMO’da yaşanan tüm bu antidemokratik sürecin perde arkasındaki aktörü İMO Yönetim Kurulu Saymanı daha önce yapmış olduğu gibi provokasyon yaratmaya çalışmış, ancak Küçük Kurul üyelerinde beklediği desteği görememiştir. Arkadaşlarımız “Provokasyon yapmamasını, buraya kavga çıkarmaya veya sorun yaratmaya gelmediğimizi, buranın bir parçası olduğumuzu, istemiyorsa kendisinin gidebileceğini” söylemişlerdir. Ardından Küçük Kurul Başkanı olarak söz almış ve İvmecileri odada görmek istemediklerini belirtmiştir.

Bunun üzerine arkadaşlarımız tarafından söz alınmış ve Küçük Kurul’da bulunma hakkımız olduğu, burasının demokrat tüm üyelere açık olduğu ifade edilmiştir. Kapalı kapılar ardında, polis barikatıyla yapılan ve bizim alınmadığımız toplantılarda bizle ilgili karar alamayacakları belirtilmiştir. Ayrıca Küçük Kurul’un yönetimin bir organı değil, tüm demokratların platformu olduğu, 5-10 kişi istemiyor diye kimseyi Küçük Kurul’dan atamayacakları, bizim de buranın bileşeni olduğumuz hatırlatılmıştır. Küçük Kurul’u devrimci-demokratların iradesi olarak gördüğümüz, buraya yönelik olumsuz bir tavırlarımızın olmadığı, bu platformu sahiplendiğimiz belirtilmiştir. Ayrıca, bırakın Küçük Kurulu, Yönetim Kurulu üyesi olan arkadaşlarımızın İMO Ankara Şubesi’nin tuvaletine ve lokaline bile polis ve özel güvenlik zoruyla alınmadığı ama buna boyun eğmeyeceğimiz, isterlerse çevik kuvvet-özel harekât vs.. bile çağırabilecekleri söylenmiştir. İMO’nun şu anki yönetiminin İMO ve TMMOB tarihinde ilklere imza attığı, kendi üyelerini kolluk kuvvetlerini kullanarak engelledikleri, hâlâ oda ağalığından vazgeçmedikleri belirtilmiştir.

Daha sonra iki Küçük Kurul üyesi söz almış ve arkadaşlarımızı sahiplenmişlerdir. Söz alanlar, Küçük Kurul’un demokratik bir mekanizma olduğunu, yaşanan olayların geçmişte kalması gerektiğini, arkadaşlarımızı dışarı atma gibi bir karar alamayacaklarını, burada arkadaşlarımızın da bulunma hakkı olduğunu söylemişlerdir. Bu konuşmadan sonra divan başkanı toplantıyı bitirmiştir. Toplantının bitirilmesinin ardından toplantıya katılan yaklaşık 100 kişiden yarısı salonda kalmış ve süreci arkadaşlarımızdan dinlemiş ve desteklerini ifade etmişlerdir.

Sonuç olarak İMO’da Mart ayından itibaren yaşanan ve mevcut yönetim anlayışı tarafından fiziki saldırı ve hakaretlerle başlayıp, polis barikatı arkasında toplantı düzenleme, soruşturma açma ve son olarak özel güvenlik görevlileri tutarak devrimci demokrat mühendisleri odadan tasfiye ve tecrit etmeye dönük çabalarına karşı önemli bir mevzi kazanılmış, İMO Küçük Kurulu’na girilmiş, söz alınmıştır. Devrimci demokrat mühendisler odalardaki antidemokratik uygulamalarına, baskı ve şiddete boyun eğmeyeceklerini 4 Kasım’daki Küçük Kurul’da bir kez daha göstermişlerdir.

29 Ekim 2009 Perşembe

TMMOB ve İMO Önündeki Demokrasi Nöbetimizi 5 Güne Çıkardık

28 Eylül TMMOB Önü Basın Açıklaması 1

+ İvme Dergisi 27 Haziran' da başlatmış olduğu "TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz" kampanyasını bir adım daha ileriye taşıdı.
27 Haziran günü TMMOB önünde yapılan basın açıklaması ile başlatılan ''TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz '' kampanyası üç ay'ı aşkın bir süredir devam ediyor. 28 Eylül günü yapılan basın açıklamasıyla da her pazartesi ve çarşamba TMMOB , her salı İMO önünde tutulan ve haftada üç gün olan ''Demokrasi Nöbeti '' beş güne çıkarıldı.

Üç ayı aşan kampanya süresi boyunca TMMOB' den olumlu bir cevap alamayan İvme Dergisi; bu süre içerisinde demokrasi mücadelesini büyüttü ve kamuoyuna taşımaya çalıştı. TMMOB'deki tüm tasfiye hareketlerine karşı demokratik bütün platformlarda haklarını arayan ve devamında demokratik taleplerle kampanya başlatan +İvme Dergisi, TMMOB önünde verdikleri mücadeleye devam edeceklerini 28 Eylül'de yaptıkları basın açıklaması ile tekrar dile getirdiler.

TMMOB önünde yapılan, +İvme Dergisi Yayın Kurulu üyeleri ve okurlarının katıldığı basın açıklamasında ''TMMOB'da Demokrasi İstiyoruz'' pankartı açıldı. 20 kişinin katıldığı 28 Eylül tarihli basın açıklamasında "Soruşturma Terörüne Son", "Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz", "TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz", "İMO' da Demokrasi İstiyoruz", ''TMMOB' da Adalet İstiyoruz", "İMO ' da Adalet İstiyoruz" sloganları atıldı. Basın açıklamasının ardından 9:00'da başlayan Demokrasi Nöbeti'ne 18:00' a kadar devam edildi.

Açıklamada okunan metin şu şekildedir:

TMMOB’DE ÖRGÜT İÇİ DEMOKRASİ TALEBİMİZİ YÜKSELTİYORUZ
Bundan 14 hafta önce dergimize ve yayın kurulu üyelerimize dönük yürütülen tasfiye çabalarına, yalan ve iftiraya dayalı politik linçe, TMMOB ve bazı oda başkanlarının da bulunduğu bir ortamda gerçekleştirilmeye çalışılan fiziksel linç girişimine karşı başlattığımız “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” kampanyamız başladığımız günkü inanç ve coşkuyla devam ediyor.

Geçen zaman TMMOB içinde demokrasi talebimizin doğruluğunu kanıtlamaya devam ediyor. İMO yönetimi tamamı düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğüne aykırı olarak hazırlanan, +İvme Dergisi' nin tüzel kişiliğine dönük bir saldırı metni niteliğindeki soruşturmaları onur kuruluna sevk ederek önceden aldığı sonuçlara ulaşmaya bir adım daha yaklaştı. Soruşturmalara yanıt olarak yayınladığımız metinde belirttiğimiz “ortaya çıkardığınız bu sorunların çözüm yeri demokratların kendi aralarında oluşturdukları hukuk zemininde yapılacak toplantılardır” talebi ise karşılıksız kaldı. İMO Yönetimi İvmecilerden gizli almayı alışkanlık haline getirdiği Küçük Kurul toplantısını katılımın az olması(!) nedeniyle iptal ederek tartışma platformlarından kaçmadaki kıvraklığını sergiledi. Bizler ise gerçekleri açığa çıkartma yolunda bundan sonra yapılacak bütün küçük kurullara katılıp devrimci demokrat mühendisler olarak sözümüzü söyleyeceğimizi yineledik.

Geçen 14 hafta gösterdi ki TMMOB ve İMO yönetimi;

  • +İvme Dergisi Yayın Kurulu üyelerinin ve İvme' yi olumladığı bilinen çevrenin çağırılmayıp oda üyesi olmayan, eli bıçaklı adamların bulunduğu kalabalık bir güruhun çağırıldığı, İvmecilerin polis barikatıyla engellenip alınmadığı bir toplantıyı sahiplenmektedir.
  • Kendisiyle uyumlu çalışacağı söylediği seçilemeyen öğrenci üyelerin temsilci olarak atandığı, bildiri dağıtan muhalif öğrencilerin ise ana-avrat küfürler edilip şiddet kullanılarak engellendiği, üstüne yönetim kurulu kararıyla öğrenci üyelikten atıldığı bir öğrenci üye çalışmasını sahiplenmektedir.
  • 3 Haziran İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda yaşanan olaylardan sonra küçük kurula katılan mühendislerin ve binada sürekli çekim yapan güvenlik kameralarının önünde İvmecilere sopayla saldıran, biri İMO Ankara Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi iki kişinin ellerindeki sopaları İvmeciler kullandı diyerek çarpıtarak İvmeciler sopalarla saldırdı yalanını + İvme' ye karşı bir politik linç malzemesi yapan bir anlayışı sahiplenmektedir.
  • Gerçekler bilinçli bir şekilde çarpıtılarak başlatılan bu siyasal linci derinleştirmeye çalışırken, +İvme’yi “terör örgütü” olarak gösteren bir açıklamayı biz tekzip çekene kadar internet sitelerinde yayınlayıp rezil bir ihbarcı anlayışı sahiplenmektedir.

TMMOB ve İMO Yönetimi anlamalıdır ki demokrasi söylemlerinizle arasındaki açı gittikçe açılan pratiğinizin özeleştirisini vermeden, yalan ve iftirayla dolu bilgilerle çarpıttığınız gerçekleri açığa çıkartmadan, TMMOB tarihinde kara bir leke olarak anılacak saldırı, küfür, hakaret ve linç girişimlerini TMMOB zemininde mahkûm etmeden durmayacağız. Bizi ne hakkımızda yürüttüğünüz politik linç, ne de demokrasi mücadelemiz karşısında bulabildiğiniz tek çözüm yolu olan soruşturmalar durdurabilir.

Haklı mücadelemizde bugüne kadar haftada 3 güne kadar çıkarttığımız demokrasi nöbetimizi bundan sonra haftada 5 güne çıkarıyoruz. Emekten, halktan, adaletten yana, direnen, mücadeleci bir TMMOB’nin yaratılması yolunda kararlı ve inançlıyız.

Taleplerimiz,

  • İMO’ daki tüm süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun,
  • Bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın,
  • Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.
Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+İVME DERGİSİ

27 Ekim 2009 Salı

TMMOB ve İMO Önündeki Demokrasi Nöbeti 11. Haftasında

7 Eylül TMMOB Önü Demokrasi Nöbeti - İvme

İMO ve TMMOB önündeki demokrasi nöbeti 11. haftasına girdi. 11 hafta boyunca yaşadıkları anti-demokratik süreci mühendis ve mimarlarla paylaşan, talepleri doğrultusunda imza toplayan İvme dergisi okurları haklılıklarına olan inançlarıyla demokrasi mücadelesini sürdürüyorlar. İnşaat Mühendisleri Odası' nda yaşatılan anti-demokratik sürece kendini devrimci ve demokrat olarak nitelendiren tüm mühendis ve mimarların duyarlı olması gerektiğini savunan İvme dergisi okurları bu haftada seslerini duyurmaya devam ettiler.

7 Eylül TMMOB Önü Demokrasi Nöbeti - İvme

İMO Küçük Kurulu'na Katılıyoruz

İMO KÜÇÜK KURULU YİNE BAZI DEMOKRAT İNŞAAT MÜHENDİSLERİNE HABER VERİLMEDEN GİZLİCE YAPILIYOR.

TÜM DEVRİMCİ DEMOKRAT İNŞAAT MÜHENDİSLERİNİN KURULU OLAN KÜÇÜK KURUL’A KATILACAĞIZ.
TÜM DEVRİMCİ DEMOKRAT MÜHENDİS, MİMAR ve ŞEHİR PLANCILARINI BU KÜÇÜK KURULU İZLEMEYE DAVET EDİYORUZ.
11 Haziran Perşembe günü İMO Küçük Kurul toplantısında TMMOB tarihinde bir ilk yaşanmıştı. TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının hedef göstermelerinin bir sonucu olarak İMO Küçük Kurul üyesi olan ve Küçük Kurul’a katılmak isteyen yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO üyeleri bir linç girişimine maruz kalmışlardı.
Aynı Küçük Kurul’da yine TMMOB tarihinde ilk kez, TMMOB YK başkanının da katıldığı bir toplantı, demokrat üyeleri engellemeye dönük polis barikatı arkasında gerçekleştirilmişti. İMO etkin yönetim anlayışı bu Küçük Kurul’da İvme Dergisi yayın kurulu üyelerini Küçük Kurul’a almama kararı almıştı.
İvme Dergisi olarak; muhaliflerin polis barikatıyla engellenip alınmadığı bir Küçük Kurul’u hiçbir şekilde meşru görmüyoruz.
Bugün İMO yönetimi İvme okurlarını dışlayarak bir Küçük Kurul çağrısı daha yapmıştır.
Buradan bir kez daha söylüyoruz:
Küçük Kurul bazı İMO yöneticilerinin söylemlerinin aksine kimsenin tapulu malı değildir. Küçük Kurul bugüne kadar devrimci ve demokratların mücadeleleri sonucunda oluşturulan, yönetimlerin icraatlarının masaya yatırıldığı, yöneticilerin demokrat üyelere hesap verdiği ve demokrat yönetim adaylarının belirlendiği bir kürsüdür. Oysa bugün bu gelenek bozularak, yalnızca etkin yönetim anlayışını destekleyenlerin bulunduğu, muhalif hiçbir sesin çıkmadığı bir Küçük Kurul tarifi yapılmak istenmektedir.
İvme Dergisi olarak bu gibi antidemokratik dayatmaların karşısında bulunacağız. 9 Eylül Çarşamba (bugün) Saat: 19.00’da yapılacak olan Küçük Kurul toplantısına katılacak ve devrimci demokrat mühendisleri tecrit ve odalardan tasfiye etmeye dönük çabalara izin vermeyeceğiz.
Öte yandan İvme’ye dönük bir siyasi linç girişiminin yaşandığı bir ortamda tüm Oda ve Şube Yönetim Kurullarına da görev düşmektedir. Bizimle aynı düşüncelere sahip olsun veya olmasın, kendisine devrimciyim, demokratım diyen kimsenin böyle bir süreçte tavırsız kalması mümkün değildir. Bugüne kadar yaşanan gelişmeler İMO Küçük Kurulu’na gözlemci olarak katılma görevini sizlere yüklemiş durumdadır. Yeniden kulaktan kulağa fısıldanan bilgilerle açıklama yapmak durumuna düşmek istemiyorsanız, bu akşam İMO etkin yönetim anlayışının demokrasi anlayışına yerinde tanık olmanız gerekmektedir.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

TMMOB Önündeki Demokrasi Nöbeti 10. Haftasında

İvme Dergisi okurları Her pazartesi ve çarşamba TMMOB, her Salı İMO önünde nöbetlerini sürdürüyor.
TMMOB'de "Örgüt İçi Demokrasi İstiyoruz" talebini 10 hafta boyunca devrimci - demokrat mühendis ve mimarlara ulaştırmaya çalışan İvme Dergisi okurları, mücadelelerine olan inaçları ile demokrasi nöbetlerine devam ediyorlar.

7 Ekim 2009 Çarşamba

İvme 24 Ağustos'ta TMMOB Önünde Basın Açıklaması Yaptı

İvme 24 Ağustos TMMOB Önü Basın Açıklaması 1

Her Pazartesi TMMOB, her Salı İMO önünde Demokrasi Nöbeti tutan İvme Dergisi yayın kurulu üyeleri ve okurları 24 Ağustos Pazartesi günü bir basın açıklaması yaparak nöbetlerini üç güne çıkardıklarını açıkladılar.

8 hafta önce 27 Haziran günü TMMOB önünde ''TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz'' denilerek başlayan kampanya boyunca TMMOB'den taleplerine yönelik olumlu bir cevap alamayan İvme Dergisi; bu süre için de İMO'nun soruşturma terörüne maruz kalmış ve kampanyayı İMO önüne de taşımıştı. İnşaat Mühendisleri Odası'nda yaşanan antidemokratik uygulamalara ve devamında TMMOB bünyesinde başlatılan tasfiye hareketine karşı demokratik taleplerle kampanya başlatan İvme Dergisi,çarşamba günleri de TMMOB önünde Demokrasi Nöbetine devam edeceklerini açıkladılar.İvme Dergisi, gerçekler ortaya çıkıncaya kadar TMMOB önünde bulunmaya devam edeceklerini de belirttiler.

TMMOB önünde yapılan İvme Dergisi yayın kurulu üyeleri ve okurlarının dışında sendika üyeleri,demokratik kitle örgütü üyelerinin ve avukatların katıldığı basın açıklamasına 30 kişi katıldı. ''TMMOB'da Demokrasi İstiyoruz'' pankartının açıldığı açıklamasında ''Soruşturma Terörüne Son'', '' Baskılar Bizi Yıldıramaz", ''Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz.'', ''TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz.'', "Örgüt İçi Demokrasi İstiyoruz", '' Mühendisiz, Mimarız, Haklıyız Kazanacağız", ''TMMOB' da Adalet İstiyoruz.'' sloganlarının atıldı. Basın açıklamasının ardında sabah 9.00'da başlanan demokrasi nöbetine devam edildi. Açıklama Metni aşağıdadır:

BASINA VE KAMUOYUNA

İVME Dergisi olarak TMMOB önünde demokrasi ve adalet talebiyle nöbet tutmaya başlamamızın üstünden 2 ay geçti. Saldırılar ve soruşturmalarla TMMOB ve Odalardan devrimci demokrat mühendis mimarları tasfiye etmeye yönelik yaklaşım karşısında İVME Dergisi olarak her pazartesi demokrasi ve adalet nöbeti tutmaya başladık. Birçok mühendis-mimar meslektaşımızın imzalarıyla destek verdikleri taleplerimizin TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından yok sayılması ve beraberinde İnşaat Mühendisleri Odası’nın yayın kurulu üyelerimize karşı başlattığı soruşturma terörü, örgüt içi demokrasi istemekteki haklılığımızı bir kez daha ortaya koydu. Pazartesi günleri TMMOB önünde bildiri dağıtma ve üyelerle konuşma şeklinde başlayan nöbetimizi, bir ay önce, İnşaat Mühendisleri Odası’nın, kendi üyelerini ve dergimizin tüzel kişiliğini sıkıyönetim savcısı mantığıyla soruşturmaya tabi tutmasını protesto etmek amacıyla haftada iki güne çıkarttık. Salı günleri de İMO önünde kırmızı önlüklerimiz ve bildirilerimizle yaşanan süreci meslektaşlarımıza anlattık.
Yaşananları kısaca anımsamak gerekirse; uzunca bir süredir İnşaat Mühendisleri Odası’nda dergimiz yayın kurulu üyeleri ve okurlarına karşı sürdürülen dışlama, baskı altına alma ve sindirme çabası, İMO yöneticilerinin 14 Mart’ta içlerinde dergimiz yayın kurulu üyelerinin de bulunduğu öğrencilere saldırmasıyla başka bir boyuta evrildi. İMO Öğrenci Üye Kurultayı esnasında gerçekleşen bu olay sonrasında da dergimize yönelik sözlü saldırılar devam etti. İMO içindeki tüm devrimci demokrat mühendislerin kurulu olan Küçük Kurul’un 3 Haziran tarihli toplantısında çıkan kavganın ardından, TMMOB ve Odalar etkin yönetim anlayışı ve onların destekçileri tarafından İvme’ye yönelik bir linç kampanyası başlatıldı. TMMOB yönetiminin yaptığı tek taraflı açıklamanın ardından, birçok Oda yönetimi de telkin, baskı ve kulaktan dolma bilgilerle İvme’yi kınayan, yalan ya da çarpıtma dolu açıklamalar yayınladılar. Yaşanan olayların bir tarafı olan İvme üyelerine hiç danışılmadan yapılan bu açıklamalar, iktidarı elinde bulunduran yönetim anlayışının devrimci demokratlara uyguladığı tasfiyenin bir göstergesiydi. İvmecilere yönelik bu siyasi linç kampanyası, 11 Haziran tarihinde İMO Ankara Şubesi’nde, tasfiye politikasının bir başka göstergesi olarak bütün muhaliflerden gizli yapılmaya çalışılan Küçük Kurul toplantısına, İvme üyelerinin katılacaklarını bildirmeleri üzerine, sağdan soldan toplanan, çoğunluğunu mühendis olmayanların oluşturduğu, bir kısmının elinde bıçak olan 100 kişilik bir grubun İvmecilere saldırmasıyla fiziksel lince dönüştü.
TMMOB YK ve bazı Oda YK başkanlarının ve yöneticilerinin, devrimci demokrat üyelere gözleri önünde yapılan bıçaklı saldırıya seyirci, hatta destekçi olabilmeleri ve ardından TMMOB tarihinde bir ilk olarak devrimcileri engelleyen polis kordonu arkasında toplantı yapıp devrimcileri Küçük Kurul’a sokmama kararı almaları üzerine, İvmeciler olarak TMMOB içinde yaşanan çürümenin çok ileri boyutlara ulaştığını ve bunun yalnızca bizim değil, bu örgütün tüm devrimci demokrat üyelerinin sorunu olduğunu düşünerek, “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” başlıklı kampanyamızı başlattık.
İMO’daki tüm süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulması, bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklanması, örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılması biçimindeki taleplerimizi TMMOB ve İMO yöneticileri iki aydır duymazdan geliyorlar. Bu, yalnızca İvmecilerin değil, taleplerimize destek veren tüm TMMOB üyelerinin umursanmamasıdır. Bu tavır, TMMOB ve Odalarda eleştirdiğimiz, üyeden kopuk yönetim anlayışının doğasına son derece uygundur. Ancak bizler demokratik kitle örgütlerinde olmazsa olmaz olan örgüt içi demokrasi mekanizmasının işletilmemesini kabul etmeyeceğiz çünkü biliyoruz ki bugün bize yönelmiş olan tasfiye yarın yönetimlerden farklı düşünen tüm meslektaşlarımıza yönelecektir. Bu nedenle mücadelemizi büyütüyor, TMMOB ve İMO önünde Pazartesi ve Salı günleri tutmaya devam ettiğimiz demokrasi nöbetini haftada üç güne çıkarıyoruz. Bundan sonra Çarşamba günleri de kırmızı önlüklerimizle TMMOB önünde olacağız ve gerçekleri meslektaşlarımıza anlatmaya, örgüt içi demokrasi ve adalet talebimizi daha yüksek sesle haykırmaya devam edeceğiz.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

İvme 24 Ağustos TMMOB Önü Basın Açıklaması 2

İvme 24 Ağustos TMMOB Önü Basın Açıklaması 3

6 Ekim 2009 Salı

BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI

İnşaat Mühendisleri Odası'nda 3 ve 11 Haziran 2009 tarihlerinde yaşanan olaylarla gün yüzüne çıkan ve TMMOB geneline yayılan devrimci demokrat mühendis ve mimarları tasfiye etmeye yönelik uygulamalar karşısında İVME Dergisi olarak Haziran'dan itibaren pazartesi günleri TMMOB önünde Demokrasi ve Adalet Nöbeti başlatmıştık. Birçok mühendis ve mimarın imzalarıyla destek verdikleri taleplerimizin, TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından yok sayılması ve sonrasında İnşaat Mühendisleri Odası'nın İvme Yayın Kurulu üyelerine karşı başlattığı soruşturma terörü, mücadelemizin haklılığını bir kez daha ortaya koydu. Pazartesi günleri TMMOB önünde başlayan direnişimizi geçtiğimiz ay bu soruşturma terörü karşısında salı günleri de İMO önüne taşımış ve haftada iki güne çıkartmıştık.
TMMOB ve İMO yöneticileri iki aydır binalarının önünde demokrasi nöbeti tutan üyelerinin taleplerini görmezden gelmektedir. Bu iki aylık süre zarfında birçok meslektaşımızın bizlere verdikleri destek ve örgüt içi demokrasi talebimiz hala kulak arkası edilmektedir. Bu nedenle TMMOB ve İMO önünde Pazartesi ve Salı günleri tuttuğumuz demokrasi nöbetini Pazartesi, Salı ve Çarşamba olmak üzere haftada üç güne çıkarıyoruz.
Değerli basın emekçilerini ve kamuoyunu bu konu ile ilgili yapacağımız basın açıklamasına davet ediyoruz.

Yer: TMMOB Önü (Selanik Cad. No:19/1 Kızılay Ankara)
Tarih: 24 Ağustos 2009 Pazartesi
Saat: 12.30

25 Eylül 2009 Cuma

İMO Önünde Demokrasi Nöbeti Devam Ediyor

İvme Dergisi'nin İMO önündeki Demokrasi Nöbeti devam ediyor. 18 Ağustos Salı günü İvme okurları, İMO'daki antidemokratik süreci anlatan bildiri dağıtımına İMO önünde devam ettiler. Yazın en sıcak günlerinde bile haklılığına olan inançla mücadelesini aralıksız sürdüren İvme, meslektaşlarını bilgilendirmeyi sürdürüyor ve örgüt içi demokrasi talebinde ısrar ediyor.

18 Ağustos İMO Önü 2

İMO Önündeki Demokrasi Nöbetimiz Devam Ediyor

4 ağustos İMO Önü

İvme Dergisi okurları "TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz" kampanyası kapsamında"Örgüt İçi Demokrasinin İşletilmesi" "İMO'daki Soruşturma Terörüne Son" talepleriyle 4 Ağustos Salı günü de İMO önündeydi.

İMO da yaşanan olaylarla ilgili olarak İMO Yönetimi 2'si İvmeci olan 3 Genç-İMO üyesini üyelikten sorgusuz süalsiz çıkartmış, ikisi İstanbul'da, biri Libya'da ikamet eden beş İMO üyesi İvmeci hakkında ise sıkıyönetim savcılarının iddianamesini aratmayan iddialarla soruşturma açmıştı.

İMO yönetiminin devrimci, demokrat mühendislere dönük tasfiye hareketini boşa çıkartmak ve anti demokratik uygulamalarını teşhir etmek için İMO önünde "İMO daki Soruşturma Terörüne Son" başlıklı İvme'nin 28 Nolu açıklaması dağıtıldı, meslektaşlarımız bilgilendirilerek onlardan destek alındı.

4 Ağustos İMO Önü 2


Feshedilen Bartın İKK'lı Mühendisler Mücadelelerine Devam Ediyor

Bartın Sel Baskını 2

12 Ekim 2008 tarihindeTMMOB Yönetim Kurulu'nun almış 122 nolu kararla feshedilen Bartın İKK'lı mühendisler Mücadelelerine devam ediyor.

Hatırlanacağı gibi Bartın İKK, HEMA Endüstri AŞ'nin açacağı termik santrale karşı Bartın halkının büyük bölümünü bir araya getirerek önemli bir mücadele ortaya koymuş ve kazanımlar elde etmişti. İvme Dergisi'nin 6. sayısı, TMMOB'nin geçmişteki mücadele çizgisini yaşatan ender İKK'lardan olan Bartın İKK ile ilgiliydi. Bartın İKK'lı mühendisler mücadelenin sıfatlarla, yetkilendirmelerle olmayacağını, sahada halkın içinde olması gerektiğini de somut olarak ortaya koyuyor.

DEVLET SIRRI AÇIKLANDI

Devlet, 'devlet sırrı'nı açıkladı: 'Bartın'ı selden kurtarmak için 57 milyon dolar harcandı.' Altı aydır bu yanıtın peşinde olan Bartın Kent Konseyi üyeleri şaşkın: 'İyi de bu para nereye gitti?'

SERKAN OCAK

Bartın, 11 yıl aradan sonra yine su altında kalırken, ‘Bartın’ı selden korumak için’ 57 milyon dolar harcandığı anlaşıldı.
Bartın Kent Konseyi üyeleri “Sellere karşı için diye proje başlatılmıştı. Ne oldu?” diye sormuş, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu “Devlet sırrıdır” diyerek konseye bilgi vermemişti. O bilgi, Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan geldi. Kent Konseyi, sular altında kalan Bartın için 57 milyon dolar harcandığını duyunca ‘dehşete düştü.’
11 yıl önce: Bartın’da sel felaketi meydana geldi. Devlet, halkı selden korumak için Bartın Karadeniz Sel Bölgesi Taşkın Koruma Altyapısının Onarım ve geliştirmesi İşi (TEFER) projesini geliştirdi.
Aradan 11 yıl geçti. Bartın Kent Konseyi’ne bağlı mühendisler, altı ay önce meraklanıp “Ne oldu bu proje” diye yazışmalara başladı. Konsey altı ay süren yazışmalardan istediği sonucu alamadı. Bu sırada 15 Temmuz’da kenti bir kez daha sel alınca yanıt almak için bastıran Kent Konseyi üyeleri Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’ndan gelen yanıtla şaşkına döndü: “Proje devlet sırrıdır.”
Radikal durumu, 30 Temmuz’da ‘Bartın’ı sel bastı’ diyen haindir!’ başlığıyla duyurdu.
Haberin Radikal’de yayımlandığı gün yeni bir gelişme daha yaşandı. Kent Konseyi üyesi mühendislerden Ayşe Sevtap Uzun 3 Haziran 2009’da Devlet Su İşleri’ne (DSİ) yazdığı dilekçesine cevap aldı. Çevre ve Orman Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü Etüd ve Plan Dairesi Başkanlığı, 27 Temmuz tarihini taşıyan cevap yazısında şu ifadeler yer aldı:
Bartın Karadeniz Sel Bölgesi Taşkın Koruma Altyapısının Onarım ve geliştirmesi İşi (TEFER) kapsamında bulunan işlere 1999 yılında başlanmış ve bu kapsamda yapımı öngörülen çalışmalar 57 milyon ABD doları kullanılarak 2003 yılında tamamlanmıştır. Bugün için TEFER kapsamında yapılan çalışma bulunmamaktadır. Öte yandan Bartın Çayı taşkınlarının kontrolü maksadıyla kuruluşumuz tarafından yapımı önerilen ve inşaatı halen devam eden Kirazlıköprü Barajı ile planlama aşamaları tamamlanmış olan Kozcağız Barajı, Arıt Barajı ve Kışla Sel Kapanı tesisleri bulunmaktadır. Bu tesislerin tamamlanması halinde Bartın Çayı’ndan kaynaklanan taşkın riski büyük ölçüde azalacaktır.”
Yani ‘halkın selden koruması için’ yapılan projeye 57 milyon dolar harcanmış, proje, son selden altı yıl önce ‘2003’te tamamlanmıştı.’
Bartın Konseyi üyesi mühendisler şimdi şunu soruyor: “Bu kadar para harcandı neden hâlâ Bartın’ı sel alıyor. Görünürde sadece iki köprü var. Paralar nereye gitti?”

‘Dürüst vatandaşın görevi’
Bartın Kent Konseyi üyesi Ziraat Mühendisi Ayşe Sevtap Uzun kararlı: “Bu rakamı görünce dehşete düştük. Bartın’da yaşayan mühendisler olarak TEFER projeleri kapsamında 57 milyon dolarlık iş yapılmadığını düşünüyoruz. Bu kaygıları düşündüğümüz için projeleri istiyoruz. Ancak proje devlet sırrı kapsamına alındı. Mahkeme yoluyla da olsa, 57 milyon dolarlık ne iş yapıldığını öğrenip, yapılan uygulamaların, düzgün yapılıp yapılmadığını açıklayacağız. Çünkü bu para, ülkemiz adına, Bartınlılar adına harcanmış bir paradır, paranın nereye harcandığını öğrenmek biz dürüst yurttaşlara düşmektedir.”
Radikal de 57 milyon doların nereye harcandığını DSİ’ye sordu. DSİ’nin üç sayfalık cevabında 57 milyon dolarla ilgili tek satır yer almazken, ‘taşkın zararı’ şöyle açıklandı: “Bartın Çayı, Kozcağız Çayı ve birleşim noktalarında yatak kesitlerine yapılan müdahaleler, çay yataklarındaki ağaçların akış rejimini bozması, rusubat ve ağaçların köprü ayaklarını tıkaması taşkının etkisinin artmasına sebep olmuştur.” Açıklama şöyle devam etti: “... Şiddetli yağışlar sonucunda oluşan taşkında TEFER kapsamında inşa edilen tesislerde bir hasar meydana gelmemiş, tesislerin bulunduğu yerlerde taşkın problemi yaşanmamıştır. TEFER kapsamında ‘Bartın Taşkın Koruma Yapılarının 100 Yıllık Taşkına Göre Rehabilitasyonu Projesi’ adı altında üç paket halinde proje hazırlanmış ancak bu projelerin iki paketi ihale edilmiş ve tamamlanmıştır...”

‘Kamulaştırma yapılacak’
DSİ’nin, Ayşe Sevtap Uzun’a yazdığı cevapta, projenin 2003’te tatamalandığı belirtiliyordu. Ancak Radikal’e verilen cevapta, projenin ‘Devlet sırrı’ statüsüne alınma nedenlerinden biri olarak ‘Projede inşaatı gerçekleşmemiş güzergâhta ‘kamulaştırma’ işlemlerinin yapılacak olması...’ gösterildi.
DSİ, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’nun verdiği ‘devlet sırrı’ kararıyla ilgili diğer gerekçeleri şöyle sıraladı:
“... Proje sahası içerisinde Bartın Deniz Üs Komutanlığı tesislerinin bulunması... Söz konusu alanda SİT alanlarının bulunması...”

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&Date=&ArticleID=948150

Bartın Sel Baskını 3

Resimler:

24 Eylül 2009 Perşembe

TMMOB Önünde 6. Hafta

- İMO’ daki tüm süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonunun kurulması
- Bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklanması,

- Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısının yapılması

talepleriyle başlatmış olduğumuz “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” kampanyasının 6. haftasında da yine TMMOB önündeydik. İMO yöneticileri tarafından İvme Yayın Kurulu üyelerine açılan ve sıkıyönetim mahkemelerini aratmayan soruşturma ile ilgili yayımlanan 28 Nolu açıklama meslektaşlarımıza ve halkımıza dağıtılırken destek imzaları da toplandı.Kendilerine demokrat misyonu biçen yöneticiler tarafından açılan soruşturmaların birçok meslektaşımızı şaşırtmaması ise kayda değer bir başka noktaydı.

Buradan bir kez daha TMMOB yöneticilerini örgüt içi demokrasiyi işletmeye ve gerçekleri açıklamaya çağırıyoruz. Emekten, halktan adaletten yana, mücadeleci bir TMMOB’nin yaratılmasının ancak ve ancak demokratlık söylemlerinin pratiğe geçirilmesiyle mümkün olabileceğini bir kez daha belirtiyoruz.

3 Ağustos TMMOB Önü 2

3 Ağustos TMMOB Önü 4

23 Eylül 2009 Çarşamba

İvme İMO Önünde Soruşturmaları Protesto Etti.

İMO Önünde de Demokrasi Nöbeti Başladı

İVME Dergisi çalışanları 28 Temmuz 2009 günü saat 12.30'da İMO önünde 'İMO'da SORUŞTURMA TERÖRÜNE SON, TMMOB ve İMO'da DEMOKRASİ İSTİYORUZ' diyerek bir basın açıklaması gerçekleştirdi. 'Baskılar Soruşturmalar Bizi Yıldıramaz', 'Soruşturma Terörüne Son', Sıkıyönetim Değil Demokratik TMMOB İstiyoruz', Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız', 'Adalet İstiyoruz', 'Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz', TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz' sloganlarının atıldığı eylemde, açıklamayı Artı İVME Dergisi adına İlhan KAYA okudu.

Açıklamada bugüne kadar yaşanan süreç, İvme Dergisi çalışanlarına saldırılar ve soruşturmalar anlatılarak bunlara son verilmesi çağrısında bulunuldu. Açıklamada, her hafta Pazartesi günleri TMMOB önünde tutulan nöbetlere ek olarak her hafta Salı günleri İMO önünde Demokrasi Nöbeti başlatacaklarını belirttiler. İvme dergisi çalışanları açıklamadan sonra soruşturmaları konu alan 28 Nolu açıklamalarını dağıtarak imza metnine destek istediler ve ilk nöbetlerini akşam saatlerine kadar tuttular.
İmza metnine destek için:
http://www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com

14 Eylül 2009 Pazartesi

TMMOB Önündeki Demokrasi Nöbeti 4. Haftasında

TMMOB Önünde Demokrasi Nöbeti 4. Hafta - 1

3 Haziran'da gerçekleştirilen İMO Küçük Kurulu'nda yaşananlar çarptılarak TMMOB etkin yönetiminin yönlendiriciliğinde İvme'ye dönük siyasi bir linç girişimi başlatılmış, bu siyasi linç 11 Haziran'daki Küçük Kurul'da fiziki linçe dönüşmüştü. 11 Haziran'da çoğunluğunu mühendis olmayanların oluşturduğu yaklaşık 100 kişilik bir grup Küçük Kurul üyesi 10 arkadaşımıza saldırmış, bu grup tarafında bıçakların da kullanıldığı saldırıda arkadaşlarımız yaralanmıştı. TMMOB YK başkanının da gözleri önünde gerçeklşetirilen ve kendisinin de müdahale etmediği bu saldırının ardından İMO etkin yönetim anlayışı polis barikatı arkasında bir Küçük Kurul toplantısı yaparak TMMOB tarihinde bir ilke imza atmıştı.

TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışlarının İvme'ye dönük -ve aynı zamanda tüm devrimci, demokrat, muhalif unsurlara dönük olduğunu düşündüğümüz- tecrit ve tasfiye girşimlerine karşı başlatmış olduğumuz "Demokrasi Nöbeti" 4. haftasına girdi. 20 Temmuz Pazartesi'de TMMOB önünde bulunan yayın kurulu üyelerimiz "Gerçekler Açıklansın, Adalet İstiyoruz" başlıklı İvme'nin 27 nolu açıklamasını dağıtırken,
"-İMO'daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun
-Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın
-Örgüt içi demokrasiyi tartıçmak üzere TMMOB demokraT üye toplantısı yapılsın"
talepli imza kampanyasını sürdürdü.

Demokrasi Nöbeti 4. haftasını bitirirken TMMOB etkin yönetim anlayışının suskunluğu ise devam ediyor. Yazın en sıcak günlerinde kapısının önünde demokrasi talebiyle bekleyen üyelerini görmezden gelen etkin yönetim anlayışı sorunun çözülmesine dönük en ufak bir adım atmamakta ısrar ediyor.

Odalardan maddi ya da sosyal herhangi bir rant beklentisi olmayan, TMMOB içinde ilkeli politikalar adına muhalefet yapan devrimci, demokrat mühendisler, kendilerine yöneltilen hakaret, küfür ve şiddete boyun eğmeyecek, geri adım atmayacak ve bu yok sayma tavrına karşı gerçekleri tüm kamuoyuna yayma görevlerini yerine getireceklerdir.

TMMOB Önünde Demokrasi Nöbeti 4. Hafta - 2

TMMOB Önünde 3. Hafta

İvme TMMOB Önü Demokrasi Nöbeti

29 Haziran 2009 Pazartesi günü başlayan ve üçüncü haftasına giren ' TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz ' başlıklı kampanyamız TMMOB önünde büyümeye devam ediyor.
Uzun zamandır TMMOB içindeki tüm devrimci demokrat mühendislere dönük devam eden, İMO'da yaşanan antidemokratik uygulamaların ardından da İvme'ye dönük başlatılan baskı ve tasfiyelere karşı başlattığımız kampanyamıza verilen destek her geçen gün artıyor. Her pazartesi TMMOB önünde sürdürdüğümüz Demokrasi Nöbetimiz dün de devam etti.
TMMOB içerisinde yer alan demokratik platformların bütününde de dile getirilen ve en kısa sürede çözüm istenen bu antidemokratik süreç mühendis, mimar ve şehir plancılarına TMMOB önünde de bir kez daha anlatıldı. Yaşanılan antidemokratik sürecin en kısa sürede çözüme kavuşması amacıyla

  • İMO'daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
  • Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın.
  • Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.

taleplerimizinde yer aldığı imza kampanyasına ise destekler gelmeye devam etti.

İvme TMMOB Önü Demokrasi Nöbeti 2

TMMOB Önündeki Demokrasi Nöbetimiz Devam Ediyor

6 Temmuz TMMOb önü

İvme Dergisi olarak 6 Temmuz Pazartesi günü de TMMOB önündeydik. Gerçekler açıklanana, adalet yerini bulana kadar her Pazartesi TMMOB önünde olacağımızı açıklamıştık.

Sabah saat 09:00’da bildiri dağıtımıyla başlayan demokrasi nöbetimiz akşam saatlerine kadar devam etti. TMMOB’de yaşanan anti-demokratik uygulamaları anlattık. Birçok mühendis, mimar ve şehir plancısı kampanyamıza destek verdiklerini söyleyerek taleplerimizin yer aldığı imza kampanyasına katıldılar.

Bugün olduğu gibi bundan sonra da taleplerimiz yerine getirilene kadar TMMOB önünde olmayı sürdüreceğiz.

10 Eylül 2009 Perşembe

TMMOB ve İMO Etkin Yönetim Anlayışı İvmecileri Küçük Kurul'a Polis Desteğiyle Sokmadı

İvmeye Linç Girişimi2

Bazılarının elinde bıçak olan ve Küçük Kurul üyesi olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik grup, Küçük Kurul üyesi İvme üyeleri ve Genç İMO üyelerine saldırı düzenledi. Saldırının ardından polis desteğiyle de Küçük Kurul'a katılımlarını engelledi.

Tüm TMMOB camiasının dikkatine;

İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi yöneticilerinin +İvme Dergisi’ne yönelik engellemeleri, saldırıları ve kışkırtmaları sonucu yaşanan olayların 11 Haziran Perşembe günü vardığı nokta, TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının ne derece çürümüş olduğunu açıklıkla ortaya koymuştur.

11 Haziran 2009 Perşembe günü İMO Ankara şube yönetimi seçtiği üyelere cep mesajıyla küçük kurul toplantısı yapılacağını bildirmiştir. Bizler +İvme Dergisi olarak; yönetimden akredite üyelerle yapılacak bu gizli toplantıda dergimiz yayın kurulu üyeleri ve okurları küçük kuruldan ihraç edilerek, yönetime muhalif kimsenin Oda’da barındırılmaması kararı alacaklarını bildiğimizden, bu tür antidemokratik dayatmaları asla kabul etmeyeceğimizi ve küçük kurula katılacağımızı önceden duyurduk. Bir haftadır İMO yönetiminin yalanları doğrultusunda açıklamalar yapan diğer Oda yönetimlerini de küçük kurula katılıp gerçekleri gözleriyle görmeye çağırdık.

İvmeye Linç Girişimi 1İMO Ankara Şubesi’ne gittiğimizde TMMOB, MMO, İMO başkanlarının ve birçok oda yöneticisinin orada olduğunu gördük. Ama yalnız değillerdi; yanlarında Oda ortamlarında daha önce hiç görmediğimiz, mühendis-mimar olmayan, çeşitli mahallelerden toplanmış, üzerimize bıçakla saldıran, polisin gelmesinden sonraysa olay yerini terkeden yaklaşık 100 kişilik bir grup vardı.

Biz ise tamamı İnşaat Mühendisi ve mühendislik öğrencisi +İvme Dergisi okurları, yayın kurulu üyeleri, Genç-İMO'dan öğrenci arkadaşlarla birlikte 8-10 kişilik bir grup toplanarak ancak öğleden sonra öğrenebildiğimiz küçük kurul toplantısına gitmiştik.

Gerçekleri çarpıtmaya dönük onca yalanlarla ve iftiralarla süsledikleri açıklamaların yanısıra, bizleri yasadışı örgüt ilan etme ihbarcılığına varan, "bundan böyle, sadece çeneyle, kağıtla, kalemle, P.C. vs. ile değil, onların anladıkları yegane dille de konuşabilmekten" bahseden açıklamaları İnternet sitelerinde çekinmeden paylaşan İMO yönetiminin küçük kurula da "hazırlıklı" geleceğini tahmin ediyorduk aslında.

Bize karşı yürüttükleri karalama kampanyasında söyledikleri yalanları yüzlerine vurmak için toplantıya katılacaktık. Ama odaya vardığımızda karşımızda bizi küçük kurula sokmamakta kararlı bir kalabalıkla karşılaştık. TMMOB Başkanı ile çeşitli oda yöneticilerinin içinde bulunduğu grubun, bizi üyesi olduğumuz binaya sokmamak için bina önünde başlattıkları itiş kakışı oda platformlarından olmadıklarını bildiğimiz grubun bize saldırması izledi. Bıçak çekerek saldıran bu grup polisin gelmesiyle olay yerini terketti. Saldırı esnasında iki arkadaşımız yaralandı.

Öğrenci üye kurultayında “bu oda benim malım, istemezsem giremezsiniz” sözleriyle kendini ifade eden anlayış bu sefer tüm zorbalığıyla fiziki olarak karşımızdaydı. Her ne pahasına olursa olsun küçük kurula gireceğimizi, odaların kimsenin çiftliği olmadığını, üyesi, hatta yedek yönetim kurulu üyesi olduğumuz odamızın kapılarının bize kapanamayacağını söyleyerek bizim için son derece meşru olan küçük kurula katılma hakkımızda ısrar ettik.

Polisin müdahalesinden sonra kendisiyle bizim aramıza giren polisi fırsat bilerek binaya giren kalabalık, toplantı yaparak +İvme Dergisi üye ve okurlarının Çağdaş Mühendisler grubundan çıkarılması için oylama yaparak bizi gruptan çıkarttıklarını söylemişlerdir. Polis bu sırada binanın dışında Küçük Kurul üyesi İvmecilerin binaya girmesine engel olmuştur.

Küçük kurulun demokratik işleyişi adına yapılan oylama gözlerimizi yaşartmıştır ve fakat bizlerin polis engeliyle alınmadığı toplantıda, bize söz hakkı verilmeden alınan karar ortaçağ karanlığında bir kilisenin cadı avına benzemektedir. TMMOB'nin etkin yönetim anlayışı hiç ağızlarından düşürmedikleri demokrasi sınavını “başarıyla” vermiştir.

İvmeye Linç Girişimi 3Yaşananlar +İvme dergisi yayın kurulu üyelerine ve okurlarına karşı çoktandır bahsettiğimiz anti-demokratik uygulamalar, odalardan tasfiye/tecrit çabaları, sözlü ve fiziksel saldırı, tehdit, iftira atarak karalama gibi TMMOB’de "örgüt içi demokrasi" nin olmazsa olmazı haline gelen uygulamaların vardığı noktalardan biridir.

Bizler üç yıldır karşılaştığımız bu engellemeler ve saldırılar karşısında devrimci bir TMMOB'nin yeniden yaratılması mücadelesinden asla vazgeçmediğimiz gibi, bu olaydan sonra da elbette vazgeçmeyeceğiz. 14 Mart saldırısını görmezden gelen, ama 3 Haziran İMO küçük kurulunda yaşananların ardından şiddeti ve İvme Dergisi’ni “nefretle, şiddetle” kınayan tüm Oda yönetimlerine ve herkese soruyoruz:

Dışarıdan toplanan sokak serserilerini bıçaklarla mühendis ve öğrencilerin üzerine saldırtan TMMOB ve Oda yöneticilerini de kınayacak mısınız? Polis desteğiyle devrimcileri Oda toplantılarına almayan bu yönetim anlayışını kınayacak mısınız? Kınamazsanız bundan sonra TMMOB’nin devrimci demokrat geleneklerinden söz edecek yüzü yine de bulacak mısınız?

İMO Küçük Kurul üyesi
+İVME okurları

İMO Yönetimi Gizli Küçük Kurul Örgütlüyor! Tüm Devrimci, Demokrat Mühendis Mimarları Bu Küçük Kurulu İzlemeye Davet Ediyoruz

İMO YÖNETİMİ GİZLİ KÜÇÜK KURUL ÖRGÜTLÜYOR!
TÜM DEVRİMCİ DEMOKRAT MÜHENDİS, MİMAR ve ŞEHİR PLANCILARINI BU KÜÇÜK KURULU İZLEMEYE DAVET EDİYORUZ.

3 Haziran 2009 Çarşamba günü İMO etkin yönetim anlayışının provokasyonu sonucu çıkan kavga sonrasında yapılamayan İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’nun çağrısı 11 Haziran 2009 Perşembe günü (bugün) GİZLİCE ve “AKREDİTE” üyelere yapıldı.
İMO Ankara Şubesi tarafından kendilerince muhalif olarak görmedikleri üyeler “03.06.2009 tarihinde yapılamayan Küçük Kurul toplantısı bu akşam saat 19.00’da İMO Rüştü Özal Salonu’nda yapılacaktır. Katılımınızı önemle bekliyoruz” mesajı ile toplantıya davet edilirken, Küçük Kurul üyesi olan İvme Dergisi Yayın Kurulu üyelerimiz ve bazı muhalifler toplantıya çağrılmadı.
Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyelerinin bile davet edilmediği toplantı İMO Ankara Şubesi etkin yönetim anlayışının demokrasiden ne anladığını da gözler önüne seren somut örneklerden biridir. İMO ve İMO Ankara Şubesi etkin yönetim anlayışları, muhaliflerinin olmadığı, muhaliflerinin konuşmadığı ortamlarda demokrattırlar.
Küçük Kurul bazı İMO yöneticilerinin söylemlerinin aksine kimsenin tapulu malı değildir. Küçük Kurul bugüne kadar devrimci ve demokratların mücadeleleri sonucunda oluşturulan, yönetimlerin icraatlarının masaya yatırıldığı, yöneticilerin demokrat üyelere hesap verdiği ve demokrat yönetim adaylarının belirlendiği bir kürsüdür. Yalnızca etkin yönetim anlayışını destekleyenlerin bulunduğu, muhalif hiçbir sesin çıkmadığı bir Küçük Kurul tarifi yapılmak istenmektedir.
İvme Dergisi olarak bu gibi anti demokratik dayatmaların karşısında bulunacağız. 11 Haziran Perşembe (bugün) Saat: 19.00’da yapılacak olan Küçük Kurul toplantısına katılacak ve devrimci demokrat mühendisleri tecrit ve odalardan tasfiye etmeye dönük çabalara izin vermeyeceğiz.
Ayrıca 3 Haziran tarihli Küçük Kurul’da çıkan olayları tek taraflı olarak yorumlayıp İvme’ye dönük bir siyasi linç girişiminin tarafı olan tüm Oda ve Şube Yönetim Kurullarına da görev düşmektedir. Olaylara tanık olmadığınız halde, yaptığınız açıklamalar ilkel yan tutma güdüsünden kaynaklanmıyorsa, bugüne kadar yaptığınız açıklamalar, doğrudan İMO Küçük Kurulu’na gözlemci olarak katılma görevini size yüklemiş durumdadır. Yeniden kulaktan kulağa fısıldanan bilgilerle açıklama yapmak durumuna düşmek istemiyorsanız, bu akşam İMO etkin yönetim anlayışının demokrasi anlayışına yerinde tanık olmanız gerekmektedir.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

TMMOB, İMO ve Politeknik Sitelerinde İvme İle İlgili Yayınlanan Provokatif Açıklamalara Tekzip

Gönderen: Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme Dergisi adına Sorumlu Yazıişleri Müdürü Fatih Özgür Aydın
Adres: Abide-i Hürriyet Cad. Yasemin Apt. No:283/15 Şişli İSTANBUL
Tel: 0212 219 84 67

Muhattaplar:
1) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Selanik Caddesi No:19/1 06650 Yenişehir/ANKARA, Tel: 0 312 418 12 75 Faks: 0 312 417 48 24
2) TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Necatibey Cad. No:57 Kızılay /ANKARA, Tel: 0312 294 30 00 Faks: 0 (312) 294 30 88
3) DİSK Basın-İş, Muratpaşa Mah. Sadi Çeşme Sok. No:25 Kat:1 Aksaray İSTANBUL (politeknik.org.tr alan adı sahibi olarak)

10 Haziran 2009

TEKZİP

3 Haziran 2009 tarihinde İMO Ankara Şube Küçük Kurul toplantısında, +İVME Dergisi Yayın Kurulu üyelerine, okurlarına ve İMO Genç üyelerine yönelik, İMO yöneticileri tarafından 14 Mart 2009 İMO Öğrenci Kurultayı’ndakine benzer şekilde bir saldırı yapılmasının ardından çıkan kavga nedeniyle gerek İMO, gerek TMMOB ve gerekse bazı odalar tarafından olayları çarpıtan açıklamalar yayınlanmıştır.

Bu açıklamalarda yer alan + İVME Dergisi’nin toplantıyı bastığı ve İMO yöneticilerine saldırıldığı şeklindeki açıklamalar gerçek dışı olup, dergimizin TMMOB içinde yürüttüğü ilkeli muhalefeti karalamaya ve dergimize gözdağı vermeye yönelik açıklamalardır.

Bu açıklamalar içinde yer alan İMO Konya Şubesi tarafından yapılan açıklamada ise, tümüyle yasal zeminde yayın yapan dergimiz,

“Kendilerine artı ivme adını veren bu yasa dışı örgütlenmenin yaptığı hain saldırıyı kınıyor, saldırıda yaralanan sn. Taner Yüzgeç beye ve diğer yaralılara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.”

İfadesiyle, yasadışı bir örgüt olarak tanımlanarak hedef gösterilmiştir. +İVME Dergisi, adresi, telefonları, sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü derginin künyesinde belirtilerek yayınlanan yasal bir dergidir. Gerçek bu şekildeyken, dergimizi susturmaya yönelik sistemli ve planlı bu siyasi linç kampanyasının bu tür yalanlarla yürütülmeye çalışılmasını kınıyoruz.

Bu gerçekdışı yalan ifadeyi tekzip ediyor ve bu tekzip metninin sitenizde 15 gün süreyle ve bu açıklamanın yer aldığı yerde yayınlanmasını basın kanunu uyarınca talep ediyoruz. Yayınlamaması durumunda yargı yoluna başvuracağımızı bildiriyoruz.

(politeknik.org.tr adresinin sahibi olarak DİSK Basın-İş gözükmektedir. Bu sebeple yazışma DİSK Basın-İş'e yapılmıştır.)