mmo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mmo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2010 Salı

TMMOB Yüksek Onur Kurulu'nun Verdiği Karar Protesto Edildi



İMO Onur Kurulu'nun +İvme Dergisi yayın kurulu
üyelerine verdiği süreli meslekten men cezasını TMMOB Yüksek Onur Kurulu
onayladı. Bu hukuksuzluğu protesto etmek ve bundan sonraki sürecin
takipçisi olacaklarını dile getirmek için bir araya gelen +İvme Dergisi
yayın kurulu üyeleri, emekçileri ve okurları 13 Mart 2010 tarihinde İMO
Binası önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yaklaşık 30 kişinin
katıldığı açıklamada verilen karar "TMMOB'da Demokrasi İstiyoruz",
"Soruşturma Terörüne Son", "Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Mühendisiz
Mimarız Haklıyız Kazanacağız", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz"
sloganlarıyla protesto edildi.


Aynı saatlerde İMO Teoman Öztürk salonunda devam eden
İMO 42. Dönem Olağan Genel Kurulu'nu takip eden delegelerin yoğun ilgi
gösterdiği ve alkışlarla desteklediği basın açıklamasına ODTÜ İnşaat
Mühendisliği öğrencileri de destek verdi. Açıklama sonrası okunan metin
delegelere ulaştırıldı. Basın açıklaması sonrası +İvme Dergisi standına
gelen birçok delege, hem cezalarla hem de son dönemde İMO Ankara
Şube'sinde yaşanan antidemokratik süreçle ilgili bilgi istedi.


Açıklamada okunan metin şu şekildedir:


Basına ve Kamuoyuna,


TMMOB'DE HUKUKSUZLUK SÜRÜYOR

14 Mart 2009 tarihinde bildiri dağıtan ODTÜ'lü
öğrenci üyelere İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri
tarafından saldırılması, sonrasında hiçbir savunma hakkı tanınmadan
Yönetim Kurulu kararıyla öğrencilerin öğrenci üyelikten atılmasıyla
başlayan, YK üyelerinin devrimci demokrat mühendislere hakaretleriyle
devam eden, 3 Haziran'da İMO Ank. Şb. Küçük Kurulu'nda yaşanan kavga ve
11 Haziran'da İMO önünde TMMOB, MMO ve İMO Yönetim Kurulu başkanlarının
gözleri önünde devrimci demokrat mühendislere ve öğrencilere bıçaklı
linç girişimiyle daha da boyutlanan antidemokratik süreç, devrimci
demokrat mühendislere açılan soruşturmalarla devam etmişti. Birisi
yutdışında, ikisi İstanbul'da bulunan beş yayın kurulu üyemize İMO
Yönetiminin açtığı soruşturmalar İMO Onur Kurulu tarafından kısa sürede
sonuçlanmıştı.


İMO Onur Kurulu +İvme Dergisi yayın kurulu üyelerini;
bildiri hazırlama ve dağıtma, bildiri dağıtmak için izin almama,
dergimiz adına yayınlanan açıklamalardaki amaç ve kasıt, 3 Haziran 2009
tarihinde gerçekleşen küçük kurul toplantısında fiziki saldırıda bulunma
gibi suçlardan(!) yargılamıştı. Sonuç olarak +İvme dergisi yayın kurulu
üyelerinden İrem Yüksekol'a meslekten 15 gün, İsmail Ozan Demirel'e
meslekten 6 ay men cezası vermişti.


İtirazımız üzerine TMMOB Yüksek Onur Kuruluna giden
cezalar, Yüksek Onur Kurulu tarafından aynı ilkel intikamcılık ve aynı
hukuksuzlukla onaylanmıştır. Kararın onaylanışında yayın kurulu
üyelerimize herhangi bir savunma hakkı dahi verilmeksizin yargısız infaz
yapılmıştır. Maalesef bu tavır bize hiç de yabancı değildir. Bu tarz
yargılama yöntemlerinin kimin tarafından kullanıldığı ise herkes için
gayet açıktır.


Bugüne kadar mesleğini kötüye kullanan, meslek
etiğini hiçe sayarak kişisel rant sağlayan, depremde onbinlerce insanın
yaşamına mal olan binaları yapan, rüşvet alan, rüşvet veren sayısız
mühendise karşı üç maymunu oynayan, TMMOB Genel Kurulu'nda onaylanan
AKP'li bakanların Onur Kuruluna verilmesine ilişkin karara dönük hiçbir
şey yapmayan yönetim kurulu ve onur kurulu üyeleri devrimci demokrat
mühendislere karşı aslan kesilmiş, cezalar yağdırmışlardır.


Cezalar TMMOB Disiplin Yönetmeliği'nin “temelsiz
suçlamalarla mesleği, meslek mensuplarını ya da TMMOB, Odalar ya da
bunların alt birimlerini kamuoyunda küçük düşürmek ya da etkinliklerini
engellemek” maddesine dayandırılarak verilmiştir. Oysa asıl temelsiz
olan İMO yönetimini yayın kurulu üyelerimize yönelttiği suçlamalardır.
Hatta suçlamalar o kadar temelsizdir ki ortada bir suç unsuru
bulunmadığı için soruşturma metni kişilerin suçlanış gerekçeleri yerine
dergimizin tüzel kişiliğini sorgulamaya dönük hazırlanmıştır. Odaları
kamuoyunda küçük düşürenler ise üyelerine odanın önünde eli bıçaklı
serserileri saldırtanlar, küçük kurul toplantılarına üyelerini sokmamak
için özel güvenlik tutanlar, biz kararlı tavrımızı sürdürünce de her
defasında devletin emniyet kuvvetlerinden destek isteyenlerdir.


+İvme Dergisi yayın kurulu üyesi olmanın, başka bir
deyişle TMMOB etkin yönetim anlayışına muhalif olmanın sorgulandığı bu
“sıkıyönetim zihniyetli” soruşturma sonucu verilen cezalarla TMMOB,
üyelerine düşüncelerinden dolayı ceza vererek tarihinde bir ilki
gerçekleştirmiştir. Bu karar TMMOB'de iktidar olanakları kullanılarak
muhaliflere karşı girişilen tasfiyenin boyutlarını da açıkça
göstermektedir.


Demokrasiden iyice uzaklaşmış bir yönetim anlayışına
karşı, muhalif düşüncelerimizi dile getirmek için demokratik ortamlar
yaratmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Verdiğiniz ve vereceğiniz hiçbir ceza,
bizleri mücadelemizden alıkoyamayacaktır.


TMMOB'da Demokrasi İstiyoruz

Soruşturma Terörüne Son

Baskılar Bizi Yıldıramaz

Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz


MÜHENDİSLİK, MİMARLIK VE PLANLAMADA +İVME DERGİSİ

14 Şubat 2010 Pazar

TMMOB'yi Savunalım İmza Kampanyası Tüm Hızıyla Sürüyor




23 ocak Cumartesi günü YTÜ Oditoryumu'nda gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 42. Dönem Genel Kurulu'nda ve 24 Ocak Pazar günü yapılan şube seçimlerinde İvme Dergisi masa açarak DDK Raporu ile ilgili imza toplamaya devam etti.

İvme tarafından başlatılan "Siyasal İktidar Saldırıyor, TMMOB'yi Savunalım" kampanyası çerçevesindeki faaliyetlerden biri olan imza kampanyası için saat 9.00'dan akşam genel kurulun bitimine kadar açılan masada inşaat mühendislerine Devlet Denetleme Kurulu Raporu'nun içeriği ile ilgili bilgi verildi. Kar yağışı nedeniyle düşük bir katılımın olduğu Genel Kurul'un ilk gününde inşaat mühendislerinin yoğun ilgi gösterdiği masada toplam 57 tane, ikinci günü seçimlerde ise 280 imza toplandı. Geçtiğimiz hafta MMO Kocaeli Şubesi ve MMO İstanbul Şubesi Genel Kurullarında açılan masalarda toplanan imzalarla imza sayısı şu an 1000'i aşmış bulunuyor.

10 Eylül 2009 Perşembe

TMMOB ve İMO Etkin Yönetim Anlayışı İvmecileri Küçük Kurul'a Polis Desteğiyle Sokmadı

İvmeye Linç Girişimi2

Bazılarının elinde bıçak olan ve Küçük Kurul üyesi olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik grup, Küçük Kurul üyesi İvme üyeleri ve Genç İMO üyelerine saldırı düzenledi. Saldırının ardından polis desteğiyle de Küçük Kurul'a katılımlarını engelledi.

Tüm TMMOB camiasının dikkatine;

İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi yöneticilerinin +İvme Dergisi’ne yönelik engellemeleri, saldırıları ve kışkırtmaları sonucu yaşanan olayların 11 Haziran Perşembe günü vardığı nokta, TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının ne derece çürümüş olduğunu açıklıkla ortaya koymuştur.

11 Haziran 2009 Perşembe günü İMO Ankara şube yönetimi seçtiği üyelere cep mesajıyla küçük kurul toplantısı yapılacağını bildirmiştir. Bizler +İvme Dergisi olarak; yönetimden akredite üyelerle yapılacak bu gizli toplantıda dergimiz yayın kurulu üyeleri ve okurları küçük kuruldan ihraç edilerek, yönetime muhalif kimsenin Oda’da barındırılmaması kararı alacaklarını bildiğimizden, bu tür antidemokratik dayatmaları asla kabul etmeyeceğimizi ve küçük kurula katılacağımızı önceden duyurduk. Bir haftadır İMO yönetiminin yalanları doğrultusunda açıklamalar yapan diğer Oda yönetimlerini de küçük kurula katılıp gerçekleri gözleriyle görmeye çağırdık.

İvmeye Linç Girişimi 1İMO Ankara Şubesi’ne gittiğimizde TMMOB, MMO, İMO başkanlarının ve birçok oda yöneticisinin orada olduğunu gördük. Ama yalnız değillerdi; yanlarında Oda ortamlarında daha önce hiç görmediğimiz, mühendis-mimar olmayan, çeşitli mahallelerden toplanmış, üzerimize bıçakla saldıran, polisin gelmesinden sonraysa olay yerini terkeden yaklaşık 100 kişilik bir grup vardı.

Biz ise tamamı İnşaat Mühendisi ve mühendislik öğrencisi +İvme Dergisi okurları, yayın kurulu üyeleri, Genç-İMO'dan öğrenci arkadaşlarla birlikte 8-10 kişilik bir grup toplanarak ancak öğleden sonra öğrenebildiğimiz küçük kurul toplantısına gitmiştik.

Gerçekleri çarpıtmaya dönük onca yalanlarla ve iftiralarla süsledikleri açıklamaların yanısıra, bizleri yasadışı örgüt ilan etme ihbarcılığına varan, "bundan böyle, sadece çeneyle, kağıtla, kalemle, P.C. vs. ile değil, onların anladıkları yegane dille de konuşabilmekten" bahseden açıklamaları İnternet sitelerinde çekinmeden paylaşan İMO yönetiminin küçük kurula da "hazırlıklı" geleceğini tahmin ediyorduk aslında.

Bize karşı yürüttükleri karalama kampanyasında söyledikleri yalanları yüzlerine vurmak için toplantıya katılacaktık. Ama odaya vardığımızda karşımızda bizi küçük kurula sokmamakta kararlı bir kalabalıkla karşılaştık. TMMOB Başkanı ile çeşitli oda yöneticilerinin içinde bulunduğu grubun, bizi üyesi olduğumuz binaya sokmamak için bina önünde başlattıkları itiş kakışı oda platformlarından olmadıklarını bildiğimiz grubun bize saldırması izledi. Bıçak çekerek saldıran bu grup polisin gelmesiyle olay yerini terketti. Saldırı esnasında iki arkadaşımız yaralandı.

Öğrenci üye kurultayında “bu oda benim malım, istemezsem giremezsiniz” sözleriyle kendini ifade eden anlayış bu sefer tüm zorbalığıyla fiziki olarak karşımızdaydı. Her ne pahasına olursa olsun küçük kurula gireceğimizi, odaların kimsenin çiftliği olmadığını, üyesi, hatta yedek yönetim kurulu üyesi olduğumuz odamızın kapılarının bize kapanamayacağını söyleyerek bizim için son derece meşru olan küçük kurula katılma hakkımızda ısrar ettik.

Polisin müdahalesinden sonra kendisiyle bizim aramıza giren polisi fırsat bilerek binaya giren kalabalık, toplantı yaparak +İvme Dergisi üye ve okurlarının Çağdaş Mühendisler grubundan çıkarılması için oylama yaparak bizi gruptan çıkarttıklarını söylemişlerdir. Polis bu sırada binanın dışında Küçük Kurul üyesi İvmecilerin binaya girmesine engel olmuştur.

Küçük kurulun demokratik işleyişi adına yapılan oylama gözlerimizi yaşartmıştır ve fakat bizlerin polis engeliyle alınmadığı toplantıda, bize söz hakkı verilmeden alınan karar ortaçağ karanlığında bir kilisenin cadı avına benzemektedir. TMMOB'nin etkin yönetim anlayışı hiç ağızlarından düşürmedikleri demokrasi sınavını “başarıyla” vermiştir.

İvmeye Linç Girişimi 3Yaşananlar +İvme dergisi yayın kurulu üyelerine ve okurlarına karşı çoktandır bahsettiğimiz anti-demokratik uygulamalar, odalardan tasfiye/tecrit çabaları, sözlü ve fiziksel saldırı, tehdit, iftira atarak karalama gibi TMMOB’de "örgüt içi demokrasi" nin olmazsa olmazı haline gelen uygulamaların vardığı noktalardan biridir.

Bizler üç yıldır karşılaştığımız bu engellemeler ve saldırılar karşısında devrimci bir TMMOB'nin yeniden yaratılması mücadelesinden asla vazgeçmediğimiz gibi, bu olaydan sonra da elbette vazgeçmeyeceğiz. 14 Mart saldırısını görmezden gelen, ama 3 Haziran İMO küçük kurulunda yaşananların ardından şiddeti ve İvme Dergisi’ni “nefretle, şiddetle” kınayan tüm Oda yönetimlerine ve herkese soruyoruz:

Dışarıdan toplanan sokak serserilerini bıçaklarla mühendis ve öğrencilerin üzerine saldırtan TMMOB ve Oda yöneticilerini de kınayacak mısınız? Polis desteğiyle devrimcileri Oda toplantılarına almayan bu yönetim anlayışını kınayacak mısınız? Kınamazsanız bundan sonra TMMOB’nin devrimci demokrat geleneklerinden söz edecek yüzü yine de bulacak mısınız?

İMO Küçük Kurul üyesi
+İVME okurları

21 Ekim 2008 Salı

AÇIKLAMA NO.16: Makina Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası Yöneticileri TMMOB Genel Kurul Kararlarını Tanımıyor


Mayıs 2008 de yapılan TMMOB 40. Genel Kurulu, 60. Hükümetin AKP’li beş mühendis bakanının üyeleri oldukları odaların onur kurullarına sevk edilmesine karar vermişti. TMMOB Genel Kurul kararın tam metni aşağıdadır:

"60. Cumhuriyet Hükümeti‘nin mühendis kökenli Bakanlarından, Metalurji Mühendisi Hilmi Güler (Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı), İnşaat Mühendisi Faruk Nafiz Özak (Bayındırlık ve İskan Bakanı), Gemi Mühendisi Binali Yıldırım (Ulaştırma Bakanı), Makina Mühendisi Mehmet Zafer Çağlayan (Sanayi ve Ticaret Bakanı) ve İnşaat Mühendisi Veysel Eroğlu (Çevre ve Orman Bakanı) Bakanlık görevlerini yürütürken, doğal kaynaklarımızın ve doğal varlıklarımızın korunması, geliştirilmesi ve bu alanda kamusal ve toplumsal yararın öne çıkarılması yerine, bilime, tekniğe, mühendisliğin evrensel ilke ve doğrularına ve meslek etiğine aykırı uygulamaları ile doğal kaynaklarımızın yönetimi ve işletiminde, doğal varlıklarımızın, çevrenin, tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara taşınması süreçlerinde, tam anlamı ile bir yağma ve tahrip etme döneminin önünü açan karar ve uygulamaların öznesi olmuşlardır. Bu noktada ve konumda bulunan, yukarıda isimleri ve meslekleri belirtilen mühendis kökenli Bakanların, TMMOB Yasası ve TMMOB‘nin ilgili Yönetmelikleri gereğince, üyesi bulundukları Oda‘ların Onur Kurulları‘na, ODA‘LARINDAN İHRAÇ talebi ile sevk edilmeleri hususunda 40. Dönem TMMOB Yönetim Kuruluna görev verilmesine,”

TMMOB Genel Kurul kararı bu kadar açık bir şekildeyken, İMO ve MMO yöneticileri, birbirinin adeta karbon kopyası olarak kaleme alınmış yönetim kurulu kararlarıyla bu genel kurul kararını uygulamayacaklarını ilan etmişlerdir. Bunu yaparken de TMMOB Disiplin Yönetmeliğinin 12. maddesine sığınmaya çalışmışlardır. TMMOB Disiplin Yönetmeliğinin 12 maddesi ise aşağıdaki şekildedir:


"Madde 12 - Disiplin işlemleri soruşturma ve kovuşturma olarak iki bölümdür. Disiplin kovuşturmasına yer olmadığına ya da Onur Kuruluna sevk edilmesine karar verilebilmesi için Oda Yönetim Kurulu tarafından ilk incelemenin ya da soruşturmanın yapılmış olması gerekir. Disiplin soruşturma ve kovuşturmalarında ilgiliye, kendisine yöneltilen suçun açık ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için 15 (on beş) günlük bir süre tanınması zorunludur."

Disiplin yönetmeliği, oda yönetimine bir üyeyle ilgili bir şikayet gelmesi veya bir üyenin mesleki konuda yönetmeliklere aykırı davranması durumunda, bu konu hakkında bir ilk inceleme yapması ve onur kuruluna sevk edilip edilmemesine karar vermesi yetkisi vermektedir. Oysa genel kurula gelen önergeler çerçevesinde yapılan tartışmalar sonrasında adı geçen mühendis beş bakanın onur kurullarına sevki zaten karar altına alınmış durumdadır. Oda yönetim kurulları bu kararları tartışamadan uygulamak zorundadırlar. Bu aşamadan sonra bir disiplin cezasına gerek olup olmadığına karar verecek olan organ onur kurulunun kendisidir. Ayrıca, oda yönetim kurulları bir ilk inceleme veya soruşturma yapmaya kendilerini yetkili görseler bile, ilgiliye kendisine yöneltilen suçun bildirilmesinin ve yazılı savunma istenmesinin zorunlu olduğu yönetmelikte açıkça ifade edilmiştir.
Genel Kurul kararı ve disiplin yönetmeliğinin 12. maddesi bu kadar açık ve net olarak ortadayken, İMO ve MMO yönetim kurulları, yönetmelikteki ön inceleme tanımlaması arkasına gizlenerek, fakat adı geçen bakanlardan savunma istemeyip 12. maddeyi de ihlal ederek, AKP’li bakanlar adına adeta savunma kaleme almışlardır.
Bu İMO ve MMO yöneticilerine göre, AKP’li bakanlar, 1950’lerden beri uygulanan ve ülkemizi ve kaynaklarımızı emperyalist sömürüye açan politikaların yalnızca “masum” uygulayıcısıdırlar. Yani bu politikaları, ilk bu AKP’li bakanlar yürürlüğe koymadıkları ve bu gün “çaresiz” durumda bu politikaları uyguladıkları için, ülke kaynaklarımızın emperyalist tekellere peşkeş çekilmesinden sorumlu tutulamazlar. İMO ve MMO yöneticilerine göre, bu tür suçlamalar bu “masum” beş bakan için “abartılı” suçlamalardır.
İMO ve MMO yöneticileri mantık sınırını öyle bir zorlamışlardır ki, onların mantığına göre, ülkemizi talana ve halkımızı yoksulluğa mahkum eden politikalardan bugün için herhangi bir politikacıyı suçlamak dahi mümkün değildir. Bir adım daha ileri gidilse, sorumlusu ortada olmayan bu politikalara dahil olmakta da bir sakınca yoktur. Nasılsa sorumlular ta 50–60 yıl öncesinin politikacılarıdır. O halde, nasılsa bu politikalar yürürlükte olduğuna göre, AB projeleri içinde yer alınabilir, hatta bu projeler için AB fonlarından bile yararlanılabilinir. Ve hatta henüz yeni sömürüye açılan mühendislik hizmet alanlarında da, yetkinlik, uzmanlık veya yetkili mühendislik gibi projelerle bu politikaların bir bileşeni bile olunabilir. Bu mantığa göre, sistemin tüm kurumları da “masum” kabul edilebilir ve bu kurumların iftar yemeklerinde de boy göstermekte sakınca yoktur.
Tüm bunlar yapılırken de, bunların Teoman Öztürk’ün çizgisinin devamı olduğu iddia edilebilir. Emperyalist sömürüye karşı çıkanlar ise, İMO karar metninde yazıldığı gibi, “1970’ler ve özellikle de Teoman ÖZTÜRK döneminden beri TMMOB’nin izlediği geleneksel çizgiden ciddi bir sapma olarak” değerlendirilebilir.
İMO yöneticilerinin karar metinlerinde yazmış oldukları gibi, “Bu Genel Kurulda gerek TMMOB’nin iç yaşamı gerekse izlediği geleneksel toplumcu, devrimci, demokrat, yurtsever bağımsız çizgide bir iç “kırılma” yaşanmıştır.”
Fakat bu kırılma, TMMOB genel Kurul kararını uygulamak yerine, “ilk inceleme” adı altında AKP’li bakanlar adına savunma metinleri yazan ve TMMOB’yi sistemin bürokratik bir kurumu durumuna getirmeye çalışan ve ne yazık ki şu anda etkin bir şekilde yönetimlerde bulunan anlayış ile; devrimci, demokrat, yurtsever mühendis, mimar kitlesi arasında yaşanmıştır.
Şimdi bu konu İMO ve MMO Onur Kurullarının görev alanına girmiş durumadır. TMMOB Disiplin Yönetmeliğinin 6/b maddesine göre İMO ve MMO onur kurulları, TMMOB’nin devrimci, demokrat, yurtsever tabanının konuya ilişkin itirazını ele almak zorundadır.
Devrimci, demokrat ve yurtsever mühendislerin sesi olan + İVME dergisi olarak konunun takipçisi olacağımızı ve TMMOB’yi geri bir çizgiye çekmeye çalışanlardan TMMOB platformlarında hesap soracağımızı ilan ediyor, tüm sağduyulu TMMOB üyelerini göreve çağırıyoruz.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+ İVME