inşaat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inşaat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2009 Cumartesi

İvme Açıklama 26: İMO’da Yaşananların İçyüzü ve Linç Girişimi

Bazılarının elinde bıçak olan ve Küçük Kurul üyesi olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik grup, Küçük Kurul üyesi İvme üyeleri ve Genç İMO üyelerine saldırı düzenledi. Saldırının ardından da polis desteğiyle Küçük Kurul'a katılmamız engellendi.

11 Haziran Perşembe günü İMO Küçük Kurul toplantısında TMMOB tarihinde bir ilk yaşanmıştır. Son bir haftadır TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının hedef göstermelerinin bir sonucu olarak İMO Küçük Kurul üyesi olan ve Küçük Kurul’a katılmak isteyen yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO üyeleri bir linç girişimine maruz kalmışlardır.

Linç girişimi TMMOB YK Başkanı Mehmet Soğancı, MMO YK Başkanı Emin Koramaz, İMO YK Başkanı Serdar Harp ve bazı oda yöneticilerinin gözleri önünde gerçekleşirken, linç girişiminde bulunan grubun çoğunluğunun TMMOB üyesi olmaması ve saldırısı sırasında bıçak çekecek kadar gözü dönmüş olması dikkat çekilmesi gereken noktalardır.

İMO’daki Linç Girişiminin Öncesi

İvme Dergisi’nin, mühendislik ve mimarlık alanını sermaye lehine düzenleyen “Yetkin Mühendislik” yasa, yönetmelik ve uygulamalarına karşı vermiş olduğu kararlı mücadele, TMMOB içindeki rantçı eğilimleri ve antidemokratik uygulamaları gözler önüne seren çabası, TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışlarının dergimize yönelik linç girişimi örgütlemeye varan saldırılarının nesnel zeminini oluşturmaktadır.

11 Haziran’da organize edilen linç girişimi İvme Dergisi Yayın Kurulu ve Genç İMO üyelerine dönük ilk saldırı değildir.

14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda görüşlerini ifade etmek için bildiri dağıtan öğrenci üyeler ve yayın kurulu üyelerimiz, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi’nden bazı yöneticilerin önce sözlü, ardından fiziksel saldırısına uğramışlardır. Bu saldırgan yöneticiler öğrencilere ağza alınmayacak ana avrat küfürler etmiş, onları Amerikan ajanlığıyla suçlamış, ardından tekme ve tokatlarla darp etmişlerdir. Bu saldırı esnasında arkadaşlarımız fiziksel bir karşı saldırıda bulunmamışlar, sonrasında saldırıyı protesto eden bildiriler dağıtmış ve konuşmalar yapmışlardır.

4 Nisan 2009 tarihindeki TMMOB Danışma Kurulu’nda yayın kurulu üyelerimiz ve öğrenciler bu saldırı olayını gündeme getirmiş ve ilgili yöneticilerden özür ve özeleştiri istemişlerdir. Ne var ki bu talebe TMMOB, İMO ve diğer Odaların yöneticilerinden bir yanıt gelmemiş, yaşananlar yok sayılmıştır. TMMOB ve Oda yöneticilerinin sergilediği bu kayıtsızlık, İMO yöneticilerini İvmecilere ve öğrencilere yönelik sonraki sözlü ve fiziksel saldırılarında cesaretlendiren bir unsur olmuştur.

TMMOB Danışma Kurulu’ndan sonra, sataşma ve küfürlerle geçen Mayıs Küçük Kurulu’nun ardından, 3 Haziran tarihli Küçük Kurul’da, İMO etkin yönetim anlayışı saldırılarından bir diğerini gerçekleştirmiştir. İMO merkez ve Ankara Şb. yöneticileri önce provokasyon yaratarak kavga çıkartmış, sonrasında bununla da yetinmeyip, güvenlikten sağladıkları sopalarla İvmecileri ve öğrencileri darp etmek istemişlerdir. Bu saldırı karşısında arkadaşlarımız kendilerini savunmuşlar ve devrimcilere hakaret ve küfür edilmesine izin vermemişlerdir.

Linç Girişimi
11 Haziran 2009 Perşembe günü İMO Ankara Şubesi yönetimi İvme Dergisi üyelerine, öğrencilere ve bazı başka muhaliflere haber vermeyerek gizli bir Küçük Kurul toplamak istemiştir. İvme Dergisi, muhalif olan herkesin İMO’dan tasfiyesini amaçlayan bu antidemokratik girişimi kabul etmeyeceğini ve toplantıya katılacağını duyurmuştur. Bir haftadır İMO yönetiminin yalanları doğrultusunda açıklamalar yapan diğer Oda yönetimleri de Küçük Kurul’a katılıp gerçekleri gözleriyle görmeye davet edilmiştir.
Tamamı İnşaat Mühendisi ve mühendislik öğrencisi +İvme Dergisi okurları, yayın kurulu üyeleri, Genç İMO'dan öğrenci arkadaşlar 10 kişilik bir grupla İMO Ankara Şubesi’ne gittiklerinde karşılarında TMMOB, MMO, İMO başkanlarını ve bazı oda yöneticilerini bulmuşlardır. Ne var ki yöneticiler yalnız değillerdir; yanlarında Oda ortamlarında daha önce hiç görmediğimiz, mühendis-mimar olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu, üzerimize bıçakla saldıran yaklaşık 100 kişilik bir grup vardır.
Toplantı salonu girişinde TMMOB Başkanı’nın gözü önünde İMO yöneticileri, eli bıçaklı saldırgan grubu da arkalarına alarak, hiçbir hukuki ve meşru dayanağı olmadığı halde arkadaşlarımızı Küçük Kurul toplantısına almayacaklarını belirtmiş, ardından da Yayın Kurulu üyelerimize dönük sataşma ve kışkırtmalarda bulunmuşlardır. Daha sonra mühendis-mimar olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu grup, arkadaşlarımızın etrafını sararak saldırmıştır. Bu saldırı sonucunda arkadaşlarımız çeşitli yerlerinden yaralanmışlardır.
Polisin müdahalesinin ardından içlerinde mühendis olmayanların da bulunduğu saldırgan grubun bir kısmı toplantı salonuna girerken bir diğer kısmı dışarıda bekleyerek tacizlerine devam etmişlerdir. Aralarında İMO Ankara Şubesi yönetim kurulu yedek üyesinin de bulunduğu arkadaşlarımız Küçük Kurul’a girmenin hakları olduğunda ısrar ederken, bu sefer karşılarında polisi bulmuşlardır. Böylece TMMOB tarihinde ilk kez, TMMOB YK başkanının da katıldığı bir toplantı, demokrat üyeleri engellemeye dönük polis barikatı arkasında gerçekleştirilmiştir. 11 Haziran günü yaşananlar TMMOB ve İMO etkin yönetiminin demokrasi anlayışını açıklıkla gözler önüne sermektedir: Provokasyon yarat, sağdan soldan toplanan kişilerle linç girişiminde bulun, ardından da polis barikatının arkasında toplantı yaparak oylamayla “demokratik” kararlar al!!
Olayların fiziksel linç noktasına varmasında İMO’nun yalan ve iftiralarla dolu bilgilendirmesini yeterli görerek İvme Dergisi’ne yönelik siyasi lince açıklamalarıyla ortak olan TMMOB YK başkanının ve Oda yönetim kurullarının da sorumluluğu vardır.

Kendisine TMMOB içinde muhalif olma payesi biçen bir grubun da İvme Dergisi’ne karşı yürütülen siyasi linç kampanyasına kraldan daha kralcı bir tutumla dahil olmasını da unutmayacağız.

İvme Dergisi olarak; muhaliflerin polis barikatıyla engellenip alınmadığı bir Küçük Kurul’u hiçbir şekilde meşru görmüyoruz. Odaları kendi mülkleri olarak gören, bunu açıkça dile getirmekten de çekinmeyen bazı yöneticiler mülklerini polis korumasına aldırma noktasına varmışlardır. TMMOB’yi bugüne getiren geleneklere ve değerlere sahip çıkan mühendis, mimar ve plancılar buna izin vermeyecekler ve TMMOB içindeki kararlı mücadelelerini sürdüreceklerdir.

TMMOB içindeki savrulmaya karşı çıkan, ücretli ve işsiz mühendislerin haklarını ve geleceklerini savunan, TMMOB’de emekten yana bir değişim ve dönüşümü hedefleyen İvme Dergisi’ne yönelik organize linç girişimi TMMOB’deki ve İMO’daki etkin yönetim anlayışının gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bir kez daha diyoruz çünkü yayın hayatına başladığımız günden bu yana karşılaştığımız ilk tasfiye çabası bu değildir. Daha önceki baskıları, saldırıları ve tasfiye çabalarını boşa çıkardığımız ve büyüyerek yolumuza devam ettiğimiz gibi bu ablukayı da dağıtacağız.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme

5 Haziran 2009 Cuma

İVME Açıklama 25: Yalan, İftira ve Demagojileriniz Gerçekleri Gizlemeye Yetmeyecek

İnşaat Mühendisleri Odası’nın Küçük Kurul’da yaşananlara ilişkin açıklaması ve onun paralelindeki tüm açıklamalar TMMOB etkin yönetim anlayışının devrimci demokrat mühendislere dönük şiddet ve tasfiye politikalarını gizlemek ve +İVME Dergisi’ni karalamak amacındadır.

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi 2008-2010 çalışma döneminin başından bu yana Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme dergisi yayın kurulu üyesi ve okuru inşaat mühendisi arkadaşlarımıza yönelik antidemokratik, provokatif ve saldırgan tutumlar içindedir. Gelişmeleri kısaca özetlersek;

1. İvme Dergisi yayın kurulu üyesi iki arkadaşımız aynı zamanda İMO Ankara Şubesi yönetim kurulu yedek üyeleridir. İvme Dergisi’nin Yetkin İnşaat Mühendisliği uygulamasına karşı sürdürdüğü muhalefeti hazmedemeyen kimi yönetim kurulu üyeleri önce yönetim toplantılarında arkadaşlarımıza her fırsatta sataşmışlardır. Ardından 9 ay boyunca YK yedek üyeleriyle toplanmış olan Ankara Şube yönetim kurulu bir anda yedekler alınmadan yönetim toplantıları yapma kararı vermişlerdir. İvme yayın kurulu üyesi olan bu iki seçilmiş üyeyi yönetim toplantılarına almamak için verilmiş bu karar, karar defterine bile yazamadıkları, gayrimeşru bir karardır.
2. Genç İMO’nun üniversite öğrenci temsilcilerinin seçilmesi sırasında İMO Ankara Şubesi yönetimi, öğrencilerin oylarıyla seçilen ODTÜ temsilcilerini değil, seçilemeyen kendi adamlarını atamışlardır. Bu nedenle Genç İMO üyeleri İMO Ankara Şubesi yönetimini mahkemeye vermişlerdir. Öğrencilerin iradesini çiğneyen bu antidemokratik tutum, öğrenci örgütlülüğü içinde İvme Dergisi üyeleri ve okurlarının ağırlıklı olarak bulunmasından kaynaklanmaktadır.
3. 14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda kararlarının çiğnenmesini bildiri dağıtarak teşhir eden öğrenci üyeler, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi’nden bazı yöneticilerin önce sözlü, ardından fiziki saldırısına uğramışlardır. Bu saldırgan yöneticiler öğrencilere ağza alınmayacak ana avrat küfürler etmiş, onları Amerikan ajanlığıyla suçlamış, ardından tekme ve tokatlarla darp etmişlerdir. Bu saldırı esnasında öğrenciler fiziksel bir karşı saldırıda bulunmamışlar, sonrasında saldırıyı protesto eden bildiriler dağıtmış ve konuşmalar yapmışlardır.
4. 1 Nisan 2009’da yapılan İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’na katılan İnşaat Mühendisi yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO’lu öğrenciler saldırganların özür dilemelerini talep etmişlerdir. Ancak bu talepleri karşılık bulmamıştır, zira saldırganların hiçbirisi o gün orada değildir.
5. 4 Nisan 2009 tarihindeki TMMOB Danışma Kurulu’nda yayın kurulu üyelerimiz ve öğrenciler tarafından kürsüde küfür ve dayak olayı yine gündeme getirilmiş ve aynı talep tekrarlanmıştır. Ne var ki öğrencilerin talebine İMO yöneticilerinden yanıt gelmediği gibi bugün toplu halde şiddet karşıtı kesilen TMMOB ve diğer Odalar yöneticilerinden de bu şiddeti kınayan hiçbir açıklama yapılmamıştır. İMO Öğrenci Kurultayı’nda yapılan saldırı TMMOB Danışma kurulunda teşhir ve mahkum edilmiştir.
6. TMMOB Danışma’da bu konuda ağzını bıçak açmayan bazı İMO yöneticileri Mayıs ayında gerçekleştirilen İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’nda hakaretlerini ve kabadayılıklarını sürdürmüşler ve İvme Dergisi üyelerine yönelik faşist, Aydınlıkçı gibi sözlerle saldırmışlardır. Öğrencilere uyguladıkları şiddeti savunmaya devam ettikleri gibi, her fırsatta da provokasyon yapan bu yöneticilerin çirkin saldırıları karşısında, İvme üyesi mühendisler ve öğrenciler örgüt içi demokratik işleyişin kurallarını hatırlatarak hakaret etmemeleri konusunda kendilerini uyarmış, ancak saldırganlar aynı tavırlarını Küçük Kurul boyunca sürdürmüşlerdir.
7. 3 Haziran 2009 tarihinde yapılan İMO Küçük Kurulu’nda söz alan İVME Dergisi yayın Kurulu üyesinin, devrimci, demokrat, yurtsever mühendislere hakaret edilemeyeceği şeklindeki görüş açıklamasına tahammül edemeyen İMO merkez ve Ankara Şb. yöneticilerinin sözlü saldırı başlatmalarının ardından Küçük Kurul’da kavga çıkmıştır. Saldırgan İMO yöneticileri, bu saldırıyla da yetinmeyip, güvenlikten sağladıkları sopalarla devrimci, demokrat, yurtsever mühendisleri darp etmek istemişlerdir. Bu saldırı karşısında, devrimci, demokrat, yurtsever mühendisler kendilerini korumak zorunda kalmışlar ve saldırganları geri püskürtmüşlerdir.

Olayların gelişimi bu şekildeyken ve herkes tarafından böylece bilinmekteyken, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi yönetimleri, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali dergimize yönelik iftira dolu açıklamalar yayınlayarak mağdur rolüne bürünmüşlerdir. TMMOB yönetimi, kimi Odalar ve Politeknik grubu da bu yalan ve hakaret dolu kampanyaya İMO’nun açıklamaları paralelinde katılmışlardır.

Yalan 1: Olayın gerçekleştiği toplantı İMO Ankara Şube Olağan Üye Toplantısı değil, İMO Ankara Şube Küçük Kurul toplantısıdır.

Yalan 2: İMO’nun açıklamasında yazıldığı gibi “bir grup saldırganın üye toplantısını sopalarla basması” sözkonusu değildir. İMO Küçük Kurul üyesi olan İvme Dergisi üye ve okurları (yaklaşık 50 kişilik Küçük Kurul katılımı içinde 9 kişi) kurulda söz almış, hiç kimsenin devrimcilere hakaret edemeyeceğini belirtmişlerdir. Merkez yöneticilerinden biri ise konuşmaya müdahale ederek her zamanki provokatif tavrıyla kavga çıkmasına yol açmıştır.

Yalan 3: İvme Dergisi üye ve okurlarının sopa kullanması gibi bir şey kesinlikle yoktur. Aksine, sopalarla İvmecilere saldıran İMO Ankara Şb. YK yedek üyelerinden ismi bizde saklı olan biri ve bir oda çalışanıdır. Saldırganlar ellerinden sopalar alınarak durdurulmuştur. Hiçbir İvme üyesi bu sopaları kullanmamıştır.

Yalan 4: İMO’nun açıklamasında geçen “sokak kabadayılığı” ifadesi, Öğrenci Kurultayı günü tüm öğrencilerin önünde "burası benim malım, benden izinsiz bir şey yapamazsınız, sizi odaya sokmam" diyerek öğrencileri tehdit eden, politik muhaliflerine “faşist” diyerek saldıran İMO yöneticilerine yakışmaktadır.

Yalan 5: İMO'nun açıklamasındaki “İMO, farklı görüş ve yaklaşımların kendisini hiçbir baskı altında hissetmeyeceği demokratik bir işleyişe sahiptir” cümlesinin neden yalan olduğunu yukarıda anlatılanlar yeterince örneklemektedir. Kaldı ki İMO yönetim anlayışının Küçük Kurullarda kendisinden farklı düşünenlere yönelik ilk saldırısı bu da değildir. Bundan birkaç yıl önce bir başka muhalif grup Küçük Kurul’da İMO yönetiminin “demokrat şiddetinden” nasibini almıştır.

Yalan 6: İMO’nun açıklamasındaki "Saldırının devrimci demokrat mühendislere yönelmesi, onların şahsında bir bütün olarak İMO ve TMMOB örgütlülüğünü hedef alması" ifadesi tamamiyle ortalığı bulandırarak hedef saptırmaya ve kendi suçlarını gizlemeye yöneliktir.

İMO’nun ve İMO paralelinde açıklamalar yapan diğer Odalar’ın sözlerinde teşhir edilmesi gereken yalanlar yazmakla bitecek gibi olmadığından burada kesiyoruz. Söz konusu açıklamaların bazılarında Küçük Kurul’da yaşananların AKP’nin Odalara ve TMMOB’ye yönelik baskıları ve son günlerde Ankara’da devrimcilere yönelik faşist saldırılarla ilişkilendirilmeye çalışılması parmak ısırtan bir demagojidir. Yukarıda anlatıldığı gibi olay, İMO etkin yönetim anlayışının aylardır süren kışkırtmaları sonucu yaşanmıştır. Küçük Kurul’u iptal ederek ya da erteleyerek üyeleri Kızılay’daki protestoya çağırma hassasiyetini göstermeyen İMO yönetimi (İvme Dergisi’nin Küçük Kurul’a katılmamış olan üyeleri aynı saatlerde Kızılay’dadır oysa) gerçekleri gizlemek için sol duyarlılıkları malzeme olarak kullanmaktadır.

Bundan üç ay önce öğrencilere uygulanan şiddeti mahkum etmeyenlerin bugünkü şiddet karşıtlığı söylemi inandırıcı değildir.

İMO’yu kendi malları olarak gören, muhalif tavır alanları baskı, küfür ve şiddet uygulayarak sindirmeyi ve susturmayı bir alışkanlık haline getiren İMO etkin yönetim anlayışı, TMMOB’nin demokrat geçmişinden ve demokratik geleneklerinden ders çıkartmalı ve bugüne kadarki davranışlarının özeleştirisini vermelidir.

Devrimci demokratlar arası ilişkiler açısından asıl kara leke olan, gerçekler bu kadar somut ve açık olarak ortadayken, Odalardan sağladıkları çıkarlar gereği bu gerçekleri çarpıtmaktan utanmayanlardır.

İMO’da bir süredir sürdürülen şiddet politikalarına ses çıkarmayan başta TMMOB Başkanı olmak üzere, TMMOB, İMO ve diğer bazı Odalar’ın yönetim anlayışları ile destekçileri Politeknik Grubu’nu bu davranış tarzından vazgeçmeye çağırıyoruz.

TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından sahiplenilen bu antidemokratik şiddet politikasının başta TMMOB örgütlülüğüne zarar verdiğini bu çevrelerin kısa sürede kavramasını ve bu politikalarına son vermesini diliyoruz.

Odalardan maddi ya da sosyal herhangi bir rant beklentisi olmayan, TMMOB içinde ilkeli politikalar adına muhalefet yapan devrimci, demokrat mühendisler, kendilerine yöneltilen hakaret, küfür ve şiddete boyun eğmeyecek ve geri adım atmayacaklardır.


Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

http://www.ivmedergisi.com/ivme-aciklama-25-yalan-iftira-ve-demagojileriniz-gercekleri-gizlemeye-yetmeyecek.html

4 Haziran 2009 Perşembe

İVME 24 Nolu Açıklama: Devrimci, Demokrat, İlerici, Yurtsever Mühendislere Kimse Hakaret Edemez

Yaklaşık 3 ay önce İnşaat Mühendisleri Odası etkin yönetim anlayışı aralarında İvme Dergisi yayın kurulu üyelerinin de bulunduğu Genç İMO öğrencilerine yönelik fiziki ve sözlü saldırıda bulunmuşlardır. 18 Mart tarihli 23 Nolu açıklamamızda bu saldırı olayını şöyle özetlemiştik:
“14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda, TMMOB ortamında eşine az rastlanır bir saldırı gerçekleşmiştir. ODTÜ Genç İMO üyeleri tarafından öğrenci temsilciliği seçimlerinde yaşanan antidemokratik süreci öğrencilerle paylaşan bir bildiri Kurultay’da dağıtılmaya başlanmıştır. Bildiri dağıtımı sırasında İMO etkin yönetim anlayışının bir “memuru” tarafından bu bildirinin Kurultay’da dağıtılamayacağı ifade edilmiş, ODTÜ Genç İMO tarafından ise bildiri dağıtımının en temel hakları olduğu, kimsenin bildiri dağıtımını engelleyemeyeceği ifade edilmiştir. Ardından çok da zaman geçmeden İMO Yönetim Kurulu üyeleri, başlarında İMO Saymanı Züber Akgöl olmak üzere kurultay salonunu büyük bir sinirle terk ederek önce bildiri dağıtan öğrencileri kovmuşlar, öğrencilerin bildirileri dağıtmaya devam etmeleri üzerine yanlarına aldıkları iki oda teknik görevlisiyle birlikte ODTÜ Genç İMO üyelerini tartaklamaya başlamışlar, binadan zorla atmaya çalışmışlardır. Binayı terk etmeme ve demokratik hakları olan bildirilerini dağıtmada kararlı olan öğrenciler yönetimin bu fiziksel müdahalesine direnmişler ve salondan çıkmamışlardır. Bunun üzerine İMO etkin yönetim anlayışı daha da ileri giderek öğrencilere ağza alınamayacak lümpen küfürler etmeye başlamış, tekme ve tokatlarla saldırmıştır. İMO Yönetim Kurulu II. Başkanı Alaettin Duran “Siz Amerikan ajanısınız” gibi siyasi literatürdeki en büyük hakaretlerden birini devrimci demokrat öğrencilere sarf etmiştir.”
Saldırı gerek İMO gerekse TMMOB ortamlarında teşhir ve mahkum edilmiştir. En son TMMOB Danışma Kurulu’nda da kürsüden “devrimcilere demokratlara kimsenin sözlü ve fiziki saldırıda bulunamayacağı, bu tür saldırıların devam etmesi halinde oluşacak kaos ortamının sorumlusunun İMO etkin yönetim anlayışı olacağı” ifade edilmiştir.
Buna rağmen İMO etkin yönetim anlayışı çeşitli ortamlarda özellikle yayın kurulu üyelerimize dönük “faşist”, “aydınlıkçı” gibi hakaretlerde bulunmaya devam etmiştir. Mayıs ayında gerçekleştirilen İMO Küçük Kurulu da bu hakaretlerin edildiği toplantılardan biridir.
3 Haziran tarihindeki İMO Küçük Kurulu’nda bir Yayın Kurulu üyemiz bu konu ile ilgili söz almış ve “devrimci demokrat mühendislere kimsenin hakaret edemeyeceğini” belirtmiştir. İMO etkin yönetim anlayışının devrimci demokrat mühendislere dönük yapmış oldukları hakaretleri savunur davranışlarının ardından ise arbede çıkmıştır. Çıkan arbedede İMO etkin yönetim anlayışından bazı yönetici ve çalışanlar yaralanmıştır.
İMO’daki etkin yöneticiler birçok ortamda odayı kendi mülkü olarak gördüklerini, oda ortamlarına kendilerinin ve izin verdiklerinin dışında kimsenin giremeyeceğini ifade etmişlerdir. Etkin yönetim anlayışının demokratlığının odaların geçmişten bugüne yarattığı gelenekleri sahiplenen devrimci öğrencilere ana avrat küfür edip tekme tokat dövmeye çalışmaktan ibaret olduğu bugüne kadar yaşanan olaylarda açıkça anlaşılmıştır. İMO etkin yönetim anlayışı ortamı adım adım germiştir. Birçok açık ortamda hakaretlerini arttırarak sürdürmüşlerdir. İşte bu noktada İMO Küçük Kurulu'nda yaşanan olayların sorumlusu da İMO etkin yönetim anlayışıdır.
Hakaret, ideolojik olarak güçsüzlerin kullandıkları bir yöntemdir. Söylemlerimizle, savunduklarımızla ilgili karşıt görüşler oluşturamayanlar –örneğin yetkin mühendislik- çareyi hakaret etmekte buluyorlar. Bugüne kadar TMMOB ortamlarında birçok baskı ve engelleme ile karşı karşıya kalmamıza rağmen her seferinde konulara politik yaklaştık ve hiçbir zaman hakaret etmedik. Bundan sonra da hakaret etmeyeceğiz. Ancak ağır bedeller ödenerek yaratılan ve korunulan devrimci demokrat değerlere de kimsenin hakaret etmesine izin vermeyeceğiz.
Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İVME

http://www.ivmedergisi.com/ivme-24-nolu-aciklama-devrimci-demokrat-ilerici-yurtsever-muhendislere-kimse-hakaret-edemez.html

21 Ekim 2008 Salı

AÇIKLAMA NO.16: Makina Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası Yöneticileri TMMOB Genel Kurul Kararlarını Tanımıyor


Mayıs 2008 de yapılan TMMOB 40. Genel Kurulu, 60. Hükümetin AKP’li beş mühendis bakanının üyeleri oldukları odaların onur kurullarına sevk edilmesine karar vermişti. TMMOB Genel Kurul kararın tam metni aşağıdadır:

"60. Cumhuriyet Hükümeti‘nin mühendis kökenli Bakanlarından, Metalurji Mühendisi Hilmi Güler (Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı), İnşaat Mühendisi Faruk Nafiz Özak (Bayındırlık ve İskan Bakanı), Gemi Mühendisi Binali Yıldırım (Ulaştırma Bakanı), Makina Mühendisi Mehmet Zafer Çağlayan (Sanayi ve Ticaret Bakanı) ve İnşaat Mühendisi Veysel Eroğlu (Çevre ve Orman Bakanı) Bakanlık görevlerini yürütürken, doğal kaynaklarımızın ve doğal varlıklarımızın korunması, geliştirilmesi ve bu alanda kamusal ve toplumsal yararın öne çıkarılması yerine, bilime, tekniğe, mühendisliğin evrensel ilke ve doğrularına ve meslek etiğine aykırı uygulamaları ile doğal kaynaklarımızın yönetimi ve işletiminde, doğal varlıklarımızın, çevrenin, tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara taşınması süreçlerinde, tam anlamı ile bir yağma ve tahrip etme döneminin önünü açan karar ve uygulamaların öznesi olmuşlardır. Bu noktada ve konumda bulunan, yukarıda isimleri ve meslekleri belirtilen mühendis kökenli Bakanların, TMMOB Yasası ve TMMOB‘nin ilgili Yönetmelikleri gereğince, üyesi bulundukları Oda‘ların Onur Kurulları‘na, ODA‘LARINDAN İHRAÇ talebi ile sevk edilmeleri hususunda 40. Dönem TMMOB Yönetim Kuruluna görev verilmesine,”

TMMOB Genel Kurul kararı bu kadar açık bir şekildeyken, İMO ve MMO yöneticileri, birbirinin adeta karbon kopyası olarak kaleme alınmış yönetim kurulu kararlarıyla bu genel kurul kararını uygulamayacaklarını ilan etmişlerdir. Bunu yaparken de TMMOB Disiplin Yönetmeliğinin 12. maddesine sığınmaya çalışmışlardır. TMMOB Disiplin Yönetmeliğinin 12 maddesi ise aşağıdaki şekildedir:


"Madde 12 - Disiplin işlemleri soruşturma ve kovuşturma olarak iki bölümdür. Disiplin kovuşturmasına yer olmadığına ya da Onur Kuruluna sevk edilmesine karar verilebilmesi için Oda Yönetim Kurulu tarafından ilk incelemenin ya da soruşturmanın yapılmış olması gerekir. Disiplin soruşturma ve kovuşturmalarında ilgiliye, kendisine yöneltilen suçun açık ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için 15 (on beş) günlük bir süre tanınması zorunludur."

Disiplin yönetmeliği, oda yönetimine bir üyeyle ilgili bir şikayet gelmesi veya bir üyenin mesleki konuda yönetmeliklere aykırı davranması durumunda, bu konu hakkında bir ilk inceleme yapması ve onur kuruluna sevk edilip edilmemesine karar vermesi yetkisi vermektedir. Oysa genel kurula gelen önergeler çerçevesinde yapılan tartışmalar sonrasında adı geçen mühendis beş bakanın onur kurullarına sevki zaten karar altına alınmış durumdadır. Oda yönetim kurulları bu kararları tartışamadan uygulamak zorundadırlar. Bu aşamadan sonra bir disiplin cezasına gerek olup olmadığına karar verecek olan organ onur kurulunun kendisidir. Ayrıca, oda yönetim kurulları bir ilk inceleme veya soruşturma yapmaya kendilerini yetkili görseler bile, ilgiliye kendisine yöneltilen suçun bildirilmesinin ve yazılı savunma istenmesinin zorunlu olduğu yönetmelikte açıkça ifade edilmiştir.
Genel Kurul kararı ve disiplin yönetmeliğinin 12. maddesi bu kadar açık ve net olarak ortadayken, İMO ve MMO yönetim kurulları, yönetmelikteki ön inceleme tanımlaması arkasına gizlenerek, fakat adı geçen bakanlardan savunma istemeyip 12. maddeyi de ihlal ederek, AKP’li bakanlar adına adeta savunma kaleme almışlardır.
Bu İMO ve MMO yöneticilerine göre, AKP’li bakanlar, 1950’lerden beri uygulanan ve ülkemizi ve kaynaklarımızı emperyalist sömürüye açan politikaların yalnızca “masum” uygulayıcısıdırlar. Yani bu politikaları, ilk bu AKP’li bakanlar yürürlüğe koymadıkları ve bu gün “çaresiz” durumda bu politikaları uyguladıkları için, ülke kaynaklarımızın emperyalist tekellere peşkeş çekilmesinden sorumlu tutulamazlar. İMO ve MMO yöneticilerine göre, bu tür suçlamalar bu “masum” beş bakan için “abartılı” suçlamalardır.
İMO ve MMO yöneticileri mantık sınırını öyle bir zorlamışlardır ki, onların mantığına göre, ülkemizi talana ve halkımızı yoksulluğa mahkum eden politikalardan bugün için herhangi bir politikacıyı suçlamak dahi mümkün değildir. Bir adım daha ileri gidilse, sorumlusu ortada olmayan bu politikalara dahil olmakta da bir sakınca yoktur. Nasılsa sorumlular ta 50–60 yıl öncesinin politikacılarıdır. O halde, nasılsa bu politikalar yürürlükte olduğuna göre, AB projeleri içinde yer alınabilir, hatta bu projeler için AB fonlarından bile yararlanılabilinir. Ve hatta henüz yeni sömürüye açılan mühendislik hizmet alanlarında da, yetkinlik, uzmanlık veya yetkili mühendislik gibi projelerle bu politikaların bir bileşeni bile olunabilir. Bu mantığa göre, sistemin tüm kurumları da “masum” kabul edilebilir ve bu kurumların iftar yemeklerinde de boy göstermekte sakınca yoktur.
Tüm bunlar yapılırken de, bunların Teoman Öztürk’ün çizgisinin devamı olduğu iddia edilebilir. Emperyalist sömürüye karşı çıkanlar ise, İMO karar metninde yazıldığı gibi, “1970’ler ve özellikle de Teoman ÖZTÜRK döneminden beri TMMOB’nin izlediği geleneksel çizgiden ciddi bir sapma olarak” değerlendirilebilir.
İMO yöneticilerinin karar metinlerinde yazmış oldukları gibi, “Bu Genel Kurulda gerek TMMOB’nin iç yaşamı gerekse izlediği geleneksel toplumcu, devrimci, demokrat, yurtsever bağımsız çizgide bir iç “kırılma” yaşanmıştır.”
Fakat bu kırılma, TMMOB genel Kurul kararını uygulamak yerine, “ilk inceleme” adı altında AKP’li bakanlar adına savunma metinleri yazan ve TMMOB’yi sistemin bürokratik bir kurumu durumuna getirmeye çalışan ve ne yazık ki şu anda etkin bir şekilde yönetimlerde bulunan anlayış ile; devrimci, demokrat, yurtsever mühendis, mimar kitlesi arasında yaşanmıştır.
Şimdi bu konu İMO ve MMO Onur Kurullarının görev alanına girmiş durumadır. TMMOB Disiplin Yönetmeliğinin 6/b maddesine göre İMO ve MMO onur kurulları, TMMOB’nin devrimci, demokrat, yurtsever tabanının konuya ilişkin itirazını ele almak zorundadır.
Devrimci, demokrat ve yurtsever mühendislerin sesi olan + İVME dergisi olarak konunun takipçisi olacağımızı ve TMMOB’yi geri bir çizgiye çekmeye çalışanlardan TMMOB platformlarında hesap soracağımızı ilan ediyor, tüm sağduyulu TMMOB üyelerini göreve çağırıyoruz.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+ İVME