Demokrasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Demokrasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2010 Salı

TMMOB Yüksek Onur Kurulu'nun Verdiği Karar Protesto Edildi



İMO Onur Kurulu'nun +İvme Dergisi yayın kurulu
üyelerine verdiği süreli meslekten men cezasını TMMOB Yüksek Onur Kurulu
onayladı. Bu hukuksuzluğu protesto etmek ve bundan sonraki sürecin
takipçisi olacaklarını dile getirmek için bir araya gelen +İvme Dergisi
yayın kurulu üyeleri, emekçileri ve okurları 13 Mart 2010 tarihinde İMO
Binası önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yaklaşık 30 kişinin
katıldığı açıklamada verilen karar "TMMOB'da Demokrasi İstiyoruz",
"Soruşturma Terörüne Son", "Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Mühendisiz
Mimarız Haklıyız Kazanacağız", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz"
sloganlarıyla protesto edildi.


Aynı saatlerde İMO Teoman Öztürk salonunda devam eden
İMO 42. Dönem Olağan Genel Kurulu'nu takip eden delegelerin yoğun ilgi
gösterdiği ve alkışlarla desteklediği basın açıklamasına ODTÜ İnşaat
Mühendisliği öğrencileri de destek verdi. Açıklama sonrası okunan metin
delegelere ulaştırıldı. Basın açıklaması sonrası +İvme Dergisi standına
gelen birçok delege, hem cezalarla hem de son dönemde İMO Ankara
Şube'sinde yaşanan antidemokratik süreçle ilgili bilgi istedi.


Açıklamada okunan metin şu şekildedir:


Basına ve Kamuoyuna,


TMMOB'DE HUKUKSUZLUK SÜRÜYOR

14 Mart 2009 tarihinde bildiri dağıtan ODTÜ'lü
öğrenci üyelere İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri
tarafından saldırılması, sonrasında hiçbir savunma hakkı tanınmadan
Yönetim Kurulu kararıyla öğrencilerin öğrenci üyelikten atılmasıyla
başlayan, YK üyelerinin devrimci demokrat mühendislere hakaretleriyle
devam eden, 3 Haziran'da İMO Ank. Şb. Küçük Kurulu'nda yaşanan kavga ve
11 Haziran'da İMO önünde TMMOB, MMO ve İMO Yönetim Kurulu başkanlarının
gözleri önünde devrimci demokrat mühendislere ve öğrencilere bıçaklı
linç girişimiyle daha da boyutlanan antidemokratik süreç, devrimci
demokrat mühendislere açılan soruşturmalarla devam etmişti. Birisi
yutdışında, ikisi İstanbul'da bulunan beş yayın kurulu üyemize İMO
Yönetiminin açtığı soruşturmalar İMO Onur Kurulu tarafından kısa sürede
sonuçlanmıştı.


İMO Onur Kurulu +İvme Dergisi yayın kurulu üyelerini;
bildiri hazırlama ve dağıtma, bildiri dağıtmak için izin almama,
dergimiz adına yayınlanan açıklamalardaki amaç ve kasıt, 3 Haziran 2009
tarihinde gerçekleşen küçük kurul toplantısında fiziki saldırıda bulunma
gibi suçlardan(!) yargılamıştı. Sonuç olarak +İvme dergisi yayın kurulu
üyelerinden İrem Yüksekol'a meslekten 15 gün, İsmail Ozan Demirel'e
meslekten 6 ay men cezası vermişti.


İtirazımız üzerine TMMOB Yüksek Onur Kuruluna giden
cezalar, Yüksek Onur Kurulu tarafından aynı ilkel intikamcılık ve aynı
hukuksuzlukla onaylanmıştır. Kararın onaylanışında yayın kurulu
üyelerimize herhangi bir savunma hakkı dahi verilmeksizin yargısız infaz
yapılmıştır. Maalesef bu tavır bize hiç de yabancı değildir. Bu tarz
yargılama yöntemlerinin kimin tarafından kullanıldığı ise herkes için
gayet açıktır.


Bugüne kadar mesleğini kötüye kullanan, meslek
etiğini hiçe sayarak kişisel rant sağlayan, depremde onbinlerce insanın
yaşamına mal olan binaları yapan, rüşvet alan, rüşvet veren sayısız
mühendise karşı üç maymunu oynayan, TMMOB Genel Kurulu'nda onaylanan
AKP'li bakanların Onur Kuruluna verilmesine ilişkin karara dönük hiçbir
şey yapmayan yönetim kurulu ve onur kurulu üyeleri devrimci demokrat
mühendislere karşı aslan kesilmiş, cezalar yağdırmışlardır.


Cezalar TMMOB Disiplin Yönetmeliği'nin “temelsiz
suçlamalarla mesleği, meslek mensuplarını ya da TMMOB, Odalar ya da
bunların alt birimlerini kamuoyunda küçük düşürmek ya da etkinliklerini
engellemek” maddesine dayandırılarak verilmiştir. Oysa asıl temelsiz
olan İMO yönetimini yayın kurulu üyelerimize yönelttiği suçlamalardır.
Hatta suçlamalar o kadar temelsizdir ki ortada bir suç unsuru
bulunmadığı için soruşturma metni kişilerin suçlanış gerekçeleri yerine
dergimizin tüzel kişiliğini sorgulamaya dönük hazırlanmıştır. Odaları
kamuoyunda küçük düşürenler ise üyelerine odanın önünde eli bıçaklı
serserileri saldırtanlar, küçük kurul toplantılarına üyelerini sokmamak
için özel güvenlik tutanlar, biz kararlı tavrımızı sürdürünce de her
defasında devletin emniyet kuvvetlerinden destek isteyenlerdir.


+İvme Dergisi yayın kurulu üyesi olmanın, başka bir
deyişle TMMOB etkin yönetim anlayışına muhalif olmanın sorgulandığı bu
“sıkıyönetim zihniyetli” soruşturma sonucu verilen cezalarla TMMOB,
üyelerine düşüncelerinden dolayı ceza vererek tarihinde bir ilki
gerçekleştirmiştir. Bu karar TMMOB'de iktidar olanakları kullanılarak
muhaliflere karşı girişilen tasfiyenin boyutlarını da açıkça
göstermektedir.


Demokrasiden iyice uzaklaşmış bir yönetim anlayışına
karşı, muhalif düşüncelerimizi dile getirmek için demokratik ortamlar
yaratmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Verdiğiniz ve vereceğiniz hiçbir ceza,
bizleri mücadelemizden alıkoyamayacaktır.


TMMOB'da Demokrasi İstiyoruz

Soruşturma Terörüne Son

Baskılar Bizi Yıldıramaz

Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz


MÜHENDİSLİK, MİMARLIK VE PLANLAMADA +İVME DERGİSİ

29 Ekim 2009 Perşembe

TMMOB ve İMO Önündeki Demokrasi Nöbetimizi 5 Güne Çıkardık

28 Eylül TMMOB Önü Basın Açıklaması 1

+ İvme Dergisi 27 Haziran' da başlatmış olduğu "TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz" kampanyasını bir adım daha ileriye taşıdı.
27 Haziran günü TMMOB önünde yapılan basın açıklaması ile başlatılan ''TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz '' kampanyası üç ay'ı aşkın bir süredir devam ediyor. 28 Eylül günü yapılan basın açıklamasıyla da her pazartesi ve çarşamba TMMOB , her salı İMO önünde tutulan ve haftada üç gün olan ''Demokrasi Nöbeti '' beş güne çıkarıldı.

Üç ayı aşan kampanya süresi boyunca TMMOB' den olumlu bir cevap alamayan İvme Dergisi; bu süre içerisinde demokrasi mücadelesini büyüttü ve kamuoyuna taşımaya çalıştı. TMMOB'deki tüm tasfiye hareketlerine karşı demokratik bütün platformlarda haklarını arayan ve devamında demokratik taleplerle kampanya başlatan +İvme Dergisi, TMMOB önünde verdikleri mücadeleye devam edeceklerini 28 Eylül'de yaptıkları basın açıklaması ile tekrar dile getirdiler.

TMMOB önünde yapılan, +İvme Dergisi Yayın Kurulu üyeleri ve okurlarının katıldığı basın açıklamasında ''TMMOB'da Demokrasi İstiyoruz'' pankartı açıldı. 20 kişinin katıldığı 28 Eylül tarihli basın açıklamasında "Soruşturma Terörüne Son", "Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz", "TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz", "İMO' da Demokrasi İstiyoruz", ''TMMOB' da Adalet İstiyoruz", "İMO ' da Adalet İstiyoruz" sloganları atıldı. Basın açıklamasının ardından 9:00'da başlayan Demokrasi Nöbeti'ne 18:00' a kadar devam edildi.

Açıklamada okunan metin şu şekildedir:

TMMOB’DE ÖRGÜT İÇİ DEMOKRASİ TALEBİMİZİ YÜKSELTİYORUZ
Bundan 14 hafta önce dergimize ve yayın kurulu üyelerimize dönük yürütülen tasfiye çabalarına, yalan ve iftiraya dayalı politik linçe, TMMOB ve bazı oda başkanlarının da bulunduğu bir ortamda gerçekleştirilmeye çalışılan fiziksel linç girişimine karşı başlattığımız “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” kampanyamız başladığımız günkü inanç ve coşkuyla devam ediyor.

Geçen zaman TMMOB içinde demokrasi talebimizin doğruluğunu kanıtlamaya devam ediyor. İMO yönetimi tamamı düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğüne aykırı olarak hazırlanan, +İvme Dergisi' nin tüzel kişiliğine dönük bir saldırı metni niteliğindeki soruşturmaları onur kuruluna sevk ederek önceden aldığı sonuçlara ulaşmaya bir adım daha yaklaştı. Soruşturmalara yanıt olarak yayınladığımız metinde belirttiğimiz “ortaya çıkardığınız bu sorunların çözüm yeri demokratların kendi aralarında oluşturdukları hukuk zemininde yapılacak toplantılardır” talebi ise karşılıksız kaldı. İMO Yönetimi İvmecilerden gizli almayı alışkanlık haline getirdiği Küçük Kurul toplantısını katılımın az olması(!) nedeniyle iptal ederek tartışma platformlarından kaçmadaki kıvraklığını sergiledi. Bizler ise gerçekleri açığa çıkartma yolunda bundan sonra yapılacak bütün küçük kurullara katılıp devrimci demokrat mühendisler olarak sözümüzü söyleyeceğimizi yineledik.

Geçen 14 hafta gösterdi ki TMMOB ve İMO yönetimi;

  • +İvme Dergisi Yayın Kurulu üyelerinin ve İvme' yi olumladığı bilinen çevrenin çağırılmayıp oda üyesi olmayan, eli bıçaklı adamların bulunduğu kalabalık bir güruhun çağırıldığı, İvmecilerin polis barikatıyla engellenip alınmadığı bir toplantıyı sahiplenmektedir.
  • Kendisiyle uyumlu çalışacağı söylediği seçilemeyen öğrenci üyelerin temsilci olarak atandığı, bildiri dağıtan muhalif öğrencilerin ise ana-avrat küfürler edilip şiddet kullanılarak engellendiği, üstüne yönetim kurulu kararıyla öğrenci üyelikten atıldığı bir öğrenci üye çalışmasını sahiplenmektedir.
  • 3 Haziran İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda yaşanan olaylardan sonra küçük kurula katılan mühendislerin ve binada sürekli çekim yapan güvenlik kameralarının önünde İvmecilere sopayla saldıran, biri İMO Ankara Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi iki kişinin ellerindeki sopaları İvmeciler kullandı diyerek çarpıtarak İvmeciler sopalarla saldırdı yalanını + İvme' ye karşı bir politik linç malzemesi yapan bir anlayışı sahiplenmektedir.
  • Gerçekler bilinçli bir şekilde çarpıtılarak başlatılan bu siyasal linci derinleştirmeye çalışırken, +İvme’yi “terör örgütü” olarak gösteren bir açıklamayı biz tekzip çekene kadar internet sitelerinde yayınlayıp rezil bir ihbarcı anlayışı sahiplenmektedir.

TMMOB ve İMO Yönetimi anlamalıdır ki demokrasi söylemlerinizle arasındaki açı gittikçe açılan pratiğinizin özeleştirisini vermeden, yalan ve iftirayla dolu bilgilerle çarpıttığınız gerçekleri açığa çıkartmadan, TMMOB tarihinde kara bir leke olarak anılacak saldırı, küfür, hakaret ve linç girişimlerini TMMOB zemininde mahkûm etmeden durmayacağız. Bizi ne hakkımızda yürüttüğünüz politik linç, ne de demokrasi mücadelemiz karşısında bulabildiğiniz tek çözüm yolu olan soruşturmalar durdurabilir.

Haklı mücadelemizde bugüne kadar haftada 3 güne kadar çıkarttığımız demokrasi nöbetimizi bundan sonra haftada 5 güne çıkarıyoruz. Emekten, halktan, adaletten yana, direnen, mücadeleci bir TMMOB’nin yaratılması yolunda kararlı ve inançlıyız.

Taleplerimiz,

  • İMO’ daki tüm süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun,
  • Bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın,
  • Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.
Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+İVME DERGİSİ

27 Ekim 2009 Salı

TMMOB ve İMO Önündeki Demokrasi Nöbeti 11. Haftasında

7 Eylül TMMOB Önü Demokrasi Nöbeti - İvme

İMO ve TMMOB önündeki demokrasi nöbeti 11. haftasına girdi. 11 hafta boyunca yaşadıkları anti-demokratik süreci mühendis ve mimarlarla paylaşan, talepleri doğrultusunda imza toplayan İvme dergisi okurları haklılıklarına olan inançlarıyla demokrasi mücadelesini sürdürüyorlar. İnşaat Mühendisleri Odası' nda yaşatılan anti-demokratik sürece kendini devrimci ve demokrat olarak nitelendiren tüm mühendis ve mimarların duyarlı olması gerektiğini savunan İvme dergisi okurları bu haftada seslerini duyurmaya devam ettiler.

7 Eylül TMMOB Önü Demokrasi Nöbeti - İvme

TMMOB Önündeki Demokrasi Nöbeti 10. Haftasında

İvme Dergisi okurları Her pazartesi ve çarşamba TMMOB, her Salı İMO önünde nöbetlerini sürdürüyor.
TMMOB'de "Örgüt İçi Demokrasi İstiyoruz" talebini 10 hafta boyunca devrimci - demokrat mühendis ve mimarlara ulaştırmaya çalışan İvme Dergisi okurları, mücadelelerine olan inaçları ile demokrasi nöbetlerine devam ediyorlar.

25 Eylül 2009 Cuma

İMO Önünde Demokrasi Nöbeti Devam Ediyor

İvme Dergisi'nin İMO önündeki Demokrasi Nöbeti devam ediyor. 18 Ağustos Salı günü İvme okurları, İMO'daki antidemokratik süreci anlatan bildiri dağıtımına İMO önünde devam ettiler. Yazın en sıcak günlerinde bile haklılığına olan inançla mücadelesini aralıksız sürdüren İvme, meslektaşlarını bilgilendirmeyi sürdürüyor ve örgüt içi demokrasi talebinde ısrar ediyor.

18 Ağustos İMO Önü 2

TMMOB Önünde 8. Hafta

17 Ağustos TMMOB Önü 1

28 Haziran' da TMMOB önünde basın açıklaması yaparak başlattığımız kampanyamız 8. haftasına girdi.
TMMOB tarihinde ilk defa yaşanılan devrimci-demokrat mühendislere yapılan siyasi linç girişimini sona erdirmek ve TMMOB içerisinde uygulatılmaya çalışılan tasfiye sürecini boşa çıkarmak amacıyla başlattığımız kampanyamız her pazartesi olduğu gibi bu pazartesi de TMMOB önünde devam etti. Antidemokratik uygulamaların bir parçası olarak uygulanan İMO'daki soruşturma terörü ile ilgili kaleme aldığımız 28 nolu açıklamamız ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu'na vermiş olduğumuz soruşturmalara yanıt metnimiz dağıtıldı. Taleplerimiz doğrultusunda toplamış olduğumuz meslektaşlarımızın imzaları ise kampanyamıza olan desteği arttırdı.

17 Ağustos TMMOB Önü 2

17 Ağustos TMMOB Önü 3

Demokrasi Nöbetimizin 7. Haftasında 11 Ağustos Salı Günü İMO Önündeydik

11 Ağustos İMO Önü 1

"TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz" adıyla başlattığımız kampanyamızın 7. haftasında 11 Ağustos Salı günü bir kez daha İMO önündeydik. Doğru bilgiye ulaşmanın sorunların çözümü açısından en temel gereksinim olduğunu savunan bizler, bu ilke ile temellendirdiğimiz kampanyamızı, mücadeleye olan inancımızla İMO önünde de sürdürmeye devam ediyoruz.

Yaşadığımız antidemokratik süreç boyunca sürdürdüğümüz haklı mücadelemiz artarak sürerken birçok meslektaşımız da taleplerimizi doğru buluyor ve imzalarıyla destek oluyor. Devrimci, demokrat mühendislerin kapılarının önünde tuttukları nöbete karşı TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışlarının suskun tavrı ise değişmiyor. Bu tavırlarıyla sorunları çözmek istemedikleri de bir kez daha gözler önüne seriliyor.

11 Ağustos İMO Önü 2

11 Ağustos İMO Önü 3

TMMOB Önündeki Demokrasi Nöbetimiz 7. Haftasında

10 Ağustos TMMOB Önü

+iVME Dergisi yayın kurulu üyeleri TMMOB içinde devrimci demokrat mühendislerin tecrit ve tasfiye edilmesi politikalarına dur demek için 7 haftadır TMMOB önünde "TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz" diyorlar.

TMMOB önündeki demokrasi nöbetinin 7. haftasında +İvmecilerin talepleri yine aynıydı:
" - İMO’ daki tüm süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonunun kurulmasını,
- Bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklanmasını,
- Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısının yapılmasını istiyoruz"

İnşaat Mühendisleri Odası'nda yaşananların yalnızca +İvme Dergisi'nin değil, örgütün tüm demokrat üyelerinin sorunu olduğunun bilinciyle şekillendirilen bu taleplerimizi bu hafta da TMMOB önünde mühendis mimarlara aktarmaya, örgüt içi demokrasi sorununun elbirliğiyle çözüm gerektirdiğini anlatmaya çalıştık.

Meslektaşlarımızın imzalarıyla destek verdiği bu talepleri, TMMOB yönetimi ise, bu hafta da duymadı.

10 Ağustos Önü TMMOB Önü2

10 Ağustos TMMOB Önü 3

İMO Önündeki Demokrasi Nöbetimiz Devam Ediyor

4 ağustos İMO Önü

İvme Dergisi okurları "TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz" kampanyası kapsamında"Örgüt İçi Demokrasinin İşletilmesi" "İMO'daki Soruşturma Terörüne Son" talepleriyle 4 Ağustos Salı günü de İMO önündeydi.

İMO da yaşanan olaylarla ilgili olarak İMO Yönetimi 2'si İvmeci olan 3 Genç-İMO üyesini üyelikten sorgusuz süalsiz çıkartmış, ikisi İstanbul'da, biri Libya'da ikamet eden beş İMO üyesi İvmeci hakkında ise sıkıyönetim savcılarının iddianamesini aratmayan iddialarla soruşturma açmıştı.

İMO yönetiminin devrimci, demokrat mühendislere dönük tasfiye hareketini boşa çıkartmak ve anti demokratik uygulamalarını teşhir etmek için İMO önünde "İMO daki Soruşturma Terörüne Son" başlıklı İvme'nin 28 Nolu açıklaması dağıtıldı, meslektaşlarımız bilgilendirilerek onlardan destek alındı.

4 Ağustos İMO Önü 2


24 Eylül 2009 Perşembe

TMMOB Önünde 6. Hafta

- İMO’ daki tüm süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonunun kurulması
- Bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklanması,

- Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısının yapılması

talepleriyle başlatmış olduğumuz “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” kampanyasının 6. haftasında da yine TMMOB önündeydik. İMO yöneticileri tarafından İvme Yayın Kurulu üyelerine açılan ve sıkıyönetim mahkemelerini aratmayan soruşturma ile ilgili yayımlanan 28 Nolu açıklama meslektaşlarımıza ve halkımıza dağıtılırken destek imzaları da toplandı.Kendilerine demokrat misyonu biçen yöneticiler tarafından açılan soruşturmaların birçok meslektaşımızı şaşırtmaması ise kayda değer bir başka noktaydı.

Buradan bir kez daha TMMOB yöneticilerini örgüt içi demokrasiyi işletmeye ve gerçekleri açıklamaya çağırıyoruz. Emekten, halktan adaletten yana, mücadeleci bir TMMOB’nin yaratılmasının ancak ve ancak demokratlık söylemlerinin pratiğe geçirilmesiyle mümkün olabileceğini bir kez daha belirtiyoruz.

3 Ağustos TMMOB Önü 2

3 Ağustos TMMOB Önü 4

23 Eylül 2009 Çarşamba

İvme İMO Önünde Soruşturmaları Protesto Etti.

İMO Önünde de Demokrasi Nöbeti Başladı

İVME Dergisi çalışanları 28 Temmuz 2009 günü saat 12.30'da İMO önünde 'İMO'da SORUŞTURMA TERÖRÜNE SON, TMMOB ve İMO'da DEMOKRASİ İSTİYORUZ' diyerek bir basın açıklaması gerçekleştirdi. 'Baskılar Soruşturmalar Bizi Yıldıramaz', 'Soruşturma Terörüne Son', Sıkıyönetim Değil Demokratik TMMOB İstiyoruz', Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız', 'Adalet İstiyoruz', 'Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz', TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz' sloganlarının atıldığı eylemde, açıklamayı Artı İVME Dergisi adına İlhan KAYA okudu.

Açıklamada bugüne kadar yaşanan süreç, İvme Dergisi çalışanlarına saldırılar ve soruşturmalar anlatılarak bunlara son verilmesi çağrısında bulunuldu. Açıklamada, her hafta Pazartesi günleri TMMOB önünde tutulan nöbetlere ek olarak her hafta Salı günleri İMO önünde Demokrasi Nöbeti başlatacaklarını belirttiler. İvme dergisi çalışanları açıklamadan sonra soruşturmaları konu alan 28 Nolu açıklamalarını dağıtarak imza metnine destek istediler ve ilk nöbetlerini akşam saatlerine kadar tuttular.
İmza metnine destek için:
http://www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com

14 Eylül 2009 Pazartesi

TMMOB Önündeki Demokrasi Nöbeti 4. Haftasında

TMMOB Önünde Demokrasi Nöbeti 4. Hafta - 1

3 Haziran'da gerçekleştirilen İMO Küçük Kurulu'nda yaşananlar çarptılarak TMMOB etkin yönetiminin yönlendiriciliğinde İvme'ye dönük siyasi bir linç girişimi başlatılmış, bu siyasi linç 11 Haziran'daki Küçük Kurul'da fiziki linçe dönüşmüştü. 11 Haziran'da çoğunluğunu mühendis olmayanların oluşturduğu yaklaşık 100 kişilik bir grup Küçük Kurul üyesi 10 arkadaşımıza saldırmış, bu grup tarafında bıçakların da kullanıldığı saldırıda arkadaşlarımız yaralanmıştı. TMMOB YK başkanının da gözleri önünde gerçeklşetirilen ve kendisinin de müdahale etmediği bu saldırının ardından İMO etkin yönetim anlayışı polis barikatı arkasında bir Küçük Kurul toplantısı yaparak TMMOB tarihinde bir ilke imza atmıştı.

TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışlarının İvme'ye dönük -ve aynı zamanda tüm devrimci, demokrat, muhalif unsurlara dönük olduğunu düşündüğümüz- tecrit ve tasfiye girşimlerine karşı başlatmış olduğumuz "Demokrasi Nöbeti" 4. haftasına girdi. 20 Temmuz Pazartesi'de TMMOB önünde bulunan yayın kurulu üyelerimiz "Gerçekler Açıklansın, Adalet İstiyoruz" başlıklı İvme'nin 27 nolu açıklamasını dağıtırken,
"-İMO'daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun
-Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın
-Örgüt içi demokrasiyi tartıçmak üzere TMMOB demokraT üye toplantısı yapılsın"
talepli imza kampanyasını sürdürdü.

Demokrasi Nöbeti 4. haftasını bitirirken TMMOB etkin yönetim anlayışının suskunluğu ise devam ediyor. Yazın en sıcak günlerinde kapısının önünde demokrasi talebiyle bekleyen üyelerini görmezden gelen etkin yönetim anlayışı sorunun çözülmesine dönük en ufak bir adım atmamakta ısrar ediyor.

Odalardan maddi ya da sosyal herhangi bir rant beklentisi olmayan, TMMOB içinde ilkeli politikalar adına muhalefet yapan devrimci, demokrat mühendisler, kendilerine yöneltilen hakaret, küfür ve şiddete boyun eğmeyecek, geri adım atmayacak ve bu yok sayma tavrına karşı gerçekleri tüm kamuoyuna yayma görevlerini yerine getireceklerdir.

TMMOB Önünde Demokrasi Nöbeti 4. Hafta - 2

TMMOB Önünde 3. Hafta

İvme TMMOB Önü Demokrasi Nöbeti

29 Haziran 2009 Pazartesi günü başlayan ve üçüncü haftasına giren ' TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz ' başlıklı kampanyamız TMMOB önünde büyümeye devam ediyor.
Uzun zamandır TMMOB içindeki tüm devrimci demokrat mühendislere dönük devam eden, İMO'da yaşanan antidemokratik uygulamaların ardından da İvme'ye dönük başlatılan baskı ve tasfiyelere karşı başlattığımız kampanyamıza verilen destek her geçen gün artıyor. Her pazartesi TMMOB önünde sürdürdüğümüz Demokrasi Nöbetimiz dün de devam etti.
TMMOB içerisinde yer alan demokratik platformların bütününde de dile getirilen ve en kısa sürede çözüm istenen bu antidemokratik süreç mühendis, mimar ve şehir plancılarına TMMOB önünde de bir kez daha anlatıldı. Yaşanılan antidemokratik sürecin en kısa sürede çözüme kavuşması amacıyla

  • İMO'daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
  • Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın.
  • Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.

taleplerimizinde yer aldığı imza kampanyasına ise destekler gelmeye devam etti.

İvme TMMOB Önü Demokrasi Nöbeti 2

TMMOB Önündeki Demokrasi Nöbetimiz Devam Ediyor

6 Temmuz TMMOb önü

İvme Dergisi olarak 6 Temmuz Pazartesi günü de TMMOB önündeydik. Gerçekler açıklanana, adalet yerini bulana kadar her Pazartesi TMMOB önünde olacağımızı açıklamıştık.

Sabah saat 09:00’da bildiri dağıtımıyla başlayan demokrasi nöbetimiz akşam saatlerine kadar devam etti. TMMOB’de yaşanan anti-demokratik uygulamaları anlattık. Birçok mühendis, mimar ve şehir plancısı kampanyamıza destek verdiklerini söyleyerek taleplerimizin yer aldığı imza kampanyasına katıldılar.

Bugün olduğu gibi bundan sonra da taleplerimiz yerine getirilene kadar TMMOB önünde olmayı sürdüreceğiz.

10 Eylül 2009 Perşembe

Açıklama No.27: Gerçekler Açıklansın, Adalet İstiyoruz

İvme

TMMOB’nin mesleki demokratik kitle örgütü özelliği kazanması, TMMOB’yi TMMOB yapan gelenekler, devrimci-demokrat mühendislerin özellikle 70’li yıllarda vermiş olduğu mücadele ile sağlanmıştır. Teoman Öztürkler döneminde yaratılan bu gelenekler ve mücadale örgütü olma özellikleri ise 80 sonrası yitirilmeye başlanmıştır.

Son yıllarda ise, TMMOB etkin yönetimi tarafından, devrimci-demokrat mühendislerin çalışmaları açıktan engellenmeye başlanmış, örgüt içi demokrasi kanalları tıkanarak devrimci demokrat mühendisler TMMOB’den uzaklaştırılmaya çalışılmıştır.

İvme Dergisi’nin yetkin mühendislik konusundan başlayarak TMMOB içerisindeki tüm sorunları açığa çıkarma ve yanlışlıkları mahkum etme çabası, TMMOB’yi dönüştürme mücadelesi, TMMOB’ye hakim anlayışın devrimci-demokrat mühendislere olan tahammülsüzlüğünü iyice su yüzüne çıkarmıştır.

İşte bu tahammülsüzlük ve saldırganlık en sonunda, 11 Haziran’da İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şube Küçük Kurul’da İvme Dergisi üyelerine dönük fiziki linç girişiminin gerçekleştirilmesine kadar varabilmiştir.

İMO’da İvme Dergisi üyelerine ve okurlarına karşı 2008-2010 çalışma döneminin başından bu yana sistematik bir baskı ve tasfiye çabası sürmekteydi. Bu tasfiye operasyonu, önce İMO Ankara Şube’de Yönetim Kurulu yedek üyesi olan İvme dergisi üyelerinin toplantılara alınmaması ile başlamış, örgüt kurullarından İvme dergisi üyelerinin dışlanma çabası ile de devam etmiştir. Genç-İMO seçimlerinde öğrencilerin oyları ile seçilmiş temsilcilerin İvme’ye yakın olması sebebi ile atanmaması bu tasfiye çabasının bir başka adımı olmuştur. İMO’da, İMO etkin yönetimi anlayışı tarafından İvme Dergisi üyelerine yönelik sürdürülen sistematik baskı ve tasfiye çabaları, 14 Mart İMO Öğrenci Kurultayı ile beraber fiziki saldırı boyutuna varmıştır.

Öğrenci Kurultayı’nda Genç-İMO seçimlerinde yaşanan antidemokratik uygulamaları protesto amacı ile bildiri dağıtmak isteyen, aralarında İvme dergisi üyelerinin de bulunduğu öğrencilere İMO yöneticileri ve teknik görevlileri tarafından ana avrat küfürler eşliğinde tekme tokat saldırı gerçekleştirilmiştir. Bu saldırıya arkadaşlarımız tarafından bir karşılık verilmemiş, bu yapılan saldırı Kurultay’da teşhir edilmiştir.

Bu saldırı İvme dergisi üyeleri tarafından, 4 Nisan’da TMMOB Danışma Kurulu’nda anlatılmış ve mahkum edilmiştir. Ne var ki TMMOB yönetimi de Oda yönetimleri de bu saldırıya karşı hiçbir tepki vermemişlerdir. Bu tepkisizlikten aldıkları güçle İMO yöneticileri İMO’da devrimcilere küfür ve hakaretlerine devam edebilmişlerdir. Bu hakaret ve küfürler Mayıs ayındaki Küçük Kurul’da “aydınlıkçı, faşist” gibi aşağılık bir noktaya vardırılmıştır.

3 Haziran’da İMO Ankara Şube Küçük Kurul’da bu aşağılık küfürlerin özeleştirisi istenmiş, bırakın özeleştiri vermeyi aynı küfürler İMO Merkez yöneticisi tarafından sahiplenilmiş ve aynı yönetecinin yarattığı provokasyonla da kavga çıkmıştır. Bu kavgada bazı İMO yöneticileri ve teknik görevlileri İvme dergisi üyelerine sopalar ile saldırmaya kalkmış, bu saldırganlar arkadaşlarımız tarafından engellenmiştir.

14 Mart’ta başlayan bu fiziki saldırılar, 3 Haziran İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda yaşanan olaylardan sonra TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışı tarafından gerçekler çarptırılarak ve manipule edilerek siyasi bir linç kampanyasına evrilmiştir. TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının gerçekleri bilinçli bir şekilde çarpıtarak başlattığı bu siyasal lince birçok Oda yönetimi de ortak olmuştur.

Bu siyasal linç ortamından güç alan İMO yönetimi 11 Haziran’da gizli bir Küçük Kurul örgütlemeye kalkışmıştır. Muhalif gördükleri hiçbir kesimi çağırmadıkları bu gizli Küçük Kurul’a katılmak için İMO’ya giden Küçük Kurul üyesi İvme Dergisi üyeleri ise karşılarında mühendis olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik bir kalabalık ile karşılaşmıştır. Bu kalabalık arkadaşlarımıza saldırmış, bu saldırıda kalabalıktan bazıları bıçak çekmiş, tam bir fiziki linç girişimi tezgahlanmıştır. Bu saldırı sonucu yaralanan arkadaşlarımız Küçük Kurul’a girmekte ısrarcı olunca bu defa karşılarında polisi bulmuştur. İşte TMMOB tarihinde bir ilk olarak, TMMOB YK Başkanı’nın da katıldığı bir toplantıya devrimcilerin katılımı polis barikatı ile engellenmiştir.

Yetkin Mühendislik, örgüt içi demokrasi kanallarının işletilmemesi, Odaların ticari ilişkileri, hizmet üretimi, yönetim anlayışı gibi konularda yaşanan savrulmalara karşı yürüttüğümüz mücadele karşısında statükoları sarsılmaya başlayan İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışı, devrimcilere karşı bıçaklı bir linç girişimi örgütlenmesine kadar işi vardırmıştır.

Şimdi soruyoruz; 11 Haziran’da İMO Küçük Kurul’a eli bıçaklı saldırgan grubu kim/kimler getirmiştir? TMMOB YK Başkanı’nın da bulunduğu bir ortamda gerçekleşen bu linç girişimine karşı TMMOB YK ne yapacak? 3 Haziran’da yaşananlar sonrası gerçekdışı açıklamalar yapan ve İvme’ye karşı siyasi linç girişimine ortak olan diğer Oda yönetimleri, 11 Haziran sonrası ne yapacaklar?

İvme dergisi olarak sol içi ilişkilerde de TMMOB zemininde de sorunların çözümünde şiddeti bir yöntem olarak savunmadık ve uygulamadık. Bundan sonra da aynı tavrımız sürecektir. TMMOB içerisindeki sorunları açığa çıkarma, bunları mahkum etme ve TMMOB’yi dönüştürme mücadelemize bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz. İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışının örgüt içi demokrasi kanallarını tıkayarak bizleri tasfiye etme çabalarına, bu tasfiye çabaları başarılı olmayınca da küfür,hakaret ve saldırılara girişmelerine karşı duracağız. Tabii ki sağ yanağımıza yumruk atana da sol yanağımızı dönmeyeceğiz. Bu saldırı, küfür, hakaret ve linç girişimlerini TMMOB zemininde mahkum edeceğiz ve gerçekleri er ya da geç açığa çıkaracağız.

Taleplerimiz;
11 Haziran’da İvme dergisi üyelerine karşı gerçekleştirilen, bıçakların da kullanıldığı linç girişimi TMMOB ve Oda Yönetimleri tarafından mahkum edilmelidir.
İMO’daki süreci başından sonuna kadar incelemek üzere tarafsız bir komisyon kurulmalıdır.
TMMOB’de tüm demokrat üyelere açık, “örgüt içi demokrasi” konulu bir toplantı düzenlenmelidir.

Gerçekler açıklanana ve adalet yerini bulana kadar TMMOB önündeyiz.

Tüm devrimci-demokrat kamuoyuna duyurulur.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme

TMMOB ve İMO Etkin Yönetim Anlayışı İvmecileri Küçük Kurul'a Polis Desteğiyle Sokmadı

İvmeye Linç Girişimi2

Bazılarının elinde bıçak olan ve Küçük Kurul üyesi olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik grup, Küçük Kurul üyesi İvme üyeleri ve Genç İMO üyelerine saldırı düzenledi. Saldırının ardından polis desteğiyle de Küçük Kurul'a katılımlarını engelledi.

Tüm TMMOB camiasının dikkatine;

İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi yöneticilerinin +İvme Dergisi’ne yönelik engellemeleri, saldırıları ve kışkırtmaları sonucu yaşanan olayların 11 Haziran Perşembe günü vardığı nokta, TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının ne derece çürümüş olduğunu açıklıkla ortaya koymuştur.

11 Haziran 2009 Perşembe günü İMO Ankara şube yönetimi seçtiği üyelere cep mesajıyla küçük kurul toplantısı yapılacağını bildirmiştir. Bizler +İvme Dergisi olarak; yönetimden akredite üyelerle yapılacak bu gizli toplantıda dergimiz yayın kurulu üyeleri ve okurları küçük kuruldan ihraç edilerek, yönetime muhalif kimsenin Oda’da barındırılmaması kararı alacaklarını bildiğimizden, bu tür antidemokratik dayatmaları asla kabul etmeyeceğimizi ve küçük kurula katılacağımızı önceden duyurduk. Bir haftadır İMO yönetiminin yalanları doğrultusunda açıklamalar yapan diğer Oda yönetimlerini de küçük kurula katılıp gerçekleri gözleriyle görmeye çağırdık.

İvmeye Linç Girişimi 1İMO Ankara Şubesi’ne gittiğimizde TMMOB, MMO, İMO başkanlarının ve birçok oda yöneticisinin orada olduğunu gördük. Ama yalnız değillerdi; yanlarında Oda ortamlarında daha önce hiç görmediğimiz, mühendis-mimar olmayan, çeşitli mahallelerden toplanmış, üzerimize bıçakla saldıran, polisin gelmesinden sonraysa olay yerini terkeden yaklaşık 100 kişilik bir grup vardı.

Biz ise tamamı İnşaat Mühendisi ve mühendislik öğrencisi +İvme Dergisi okurları, yayın kurulu üyeleri, Genç-İMO'dan öğrenci arkadaşlarla birlikte 8-10 kişilik bir grup toplanarak ancak öğleden sonra öğrenebildiğimiz küçük kurul toplantısına gitmiştik.

Gerçekleri çarpıtmaya dönük onca yalanlarla ve iftiralarla süsledikleri açıklamaların yanısıra, bizleri yasadışı örgüt ilan etme ihbarcılığına varan, "bundan böyle, sadece çeneyle, kağıtla, kalemle, P.C. vs. ile değil, onların anladıkları yegane dille de konuşabilmekten" bahseden açıklamaları İnternet sitelerinde çekinmeden paylaşan İMO yönetiminin küçük kurula da "hazırlıklı" geleceğini tahmin ediyorduk aslında.

Bize karşı yürüttükleri karalama kampanyasında söyledikleri yalanları yüzlerine vurmak için toplantıya katılacaktık. Ama odaya vardığımızda karşımızda bizi küçük kurula sokmamakta kararlı bir kalabalıkla karşılaştık. TMMOB Başkanı ile çeşitli oda yöneticilerinin içinde bulunduğu grubun, bizi üyesi olduğumuz binaya sokmamak için bina önünde başlattıkları itiş kakışı oda platformlarından olmadıklarını bildiğimiz grubun bize saldırması izledi. Bıçak çekerek saldıran bu grup polisin gelmesiyle olay yerini terketti. Saldırı esnasında iki arkadaşımız yaralandı.

Öğrenci üye kurultayında “bu oda benim malım, istemezsem giremezsiniz” sözleriyle kendini ifade eden anlayış bu sefer tüm zorbalığıyla fiziki olarak karşımızdaydı. Her ne pahasına olursa olsun küçük kurula gireceğimizi, odaların kimsenin çiftliği olmadığını, üyesi, hatta yedek yönetim kurulu üyesi olduğumuz odamızın kapılarının bize kapanamayacağını söyleyerek bizim için son derece meşru olan küçük kurula katılma hakkımızda ısrar ettik.

Polisin müdahalesinden sonra kendisiyle bizim aramıza giren polisi fırsat bilerek binaya giren kalabalık, toplantı yaparak +İvme Dergisi üye ve okurlarının Çağdaş Mühendisler grubundan çıkarılması için oylama yaparak bizi gruptan çıkarttıklarını söylemişlerdir. Polis bu sırada binanın dışında Küçük Kurul üyesi İvmecilerin binaya girmesine engel olmuştur.

Küçük kurulun demokratik işleyişi adına yapılan oylama gözlerimizi yaşartmıştır ve fakat bizlerin polis engeliyle alınmadığı toplantıda, bize söz hakkı verilmeden alınan karar ortaçağ karanlığında bir kilisenin cadı avına benzemektedir. TMMOB'nin etkin yönetim anlayışı hiç ağızlarından düşürmedikleri demokrasi sınavını “başarıyla” vermiştir.

İvmeye Linç Girişimi 3Yaşananlar +İvme dergisi yayın kurulu üyelerine ve okurlarına karşı çoktandır bahsettiğimiz anti-demokratik uygulamalar, odalardan tasfiye/tecrit çabaları, sözlü ve fiziksel saldırı, tehdit, iftira atarak karalama gibi TMMOB’de "örgüt içi demokrasi" nin olmazsa olmazı haline gelen uygulamaların vardığı noktalardan biridir.

Bizler üç yıldır karşılaştığımız bu engellemeler ve saldırılar karşısında devrimci bir TMMOB'nin yeniden yaratılması mücadelesinden asla vazgeçmediğimiz gibi, bu olaydan sonra da elbette vazgeçmeyeceğiz. 14 Mart saldırısını görmezden gelen, ama 3 Haziran İMO küçük kurulunda yaşananların ardından şiddeti ve İvme Dergisi’ni “nefretle, şiddetle” kınayan tüm Oda yönetimlerine ve herkese soruyoruz:

Dışarıdan toplanan sokak serserilerini bıçaklarla mühendis ve öğrencilerin üzerine saldırtan TMMOB ve Oda yöneticilerini de kınayacak mısınız? Polis desteğiyle devrimcileri Oda toplantılarına almayan bu yönetim anlayışını kınayacak mısınız? Kınamazsanız bundan sonra TMMOB’nin devrimci demokrat geleneklerinden söz edecek yüzü yine de bulacak mısınız?

İMO Küçük Kurul üyesi
+İVME okurları

29 Haziran 2009 Pazartesi

TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz

Son zamanlarda İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve Ankara Şubesi'nde yaşananlar TMMOB'deki tüm devrimci demokrat mühendis mimar ve şehir plancıları kaygılandırmalıdır. 14 Mart'ta İMO Öğrenci Kurultayı'nda başlayan süreç, 3 Haziran İMO Ankara Şubesi Küçük Kurulu'nda yaşanan olaylarla devam etmiş; 11 Haziran'daki Küçük Kurul'da yaşananlarla tüm devrimci demokratların sorumluluk duyarak müdahil olmasını gerektirecek kadar ciddileşmiştir. Tüm bu süreç birçok kişi ve kurum tarafından yeterli bilgi edinilmeden yorumlanmış ve istenmeyerek de olsa olayların artmasının zemini hazırlanmıştır. Aşağıdaki taleplere imza atan bizler, doğru bilgiye ulaşmanın sorunların çözümü açısından en temel gereksinim olduğunu düşünüyoruz.


İMO'daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın.
Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.

http://www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com/

5 Haziran 2009 Cuma

İVME Açıklama 25: Yalan, İftira ve Demagojileriniz Gerçekleri Gizlemeye Yetmeyecek

İnşaat Mühendisleri Odası’nın Küçük Kurul’da yaşananlara ilişkin açıklaması ve onun paralelindeki tüm açıklamalar TMMOB etkin yönetim anlayışının devrimci demokrat mühendislere dönük şiddet ve tasfiye politikalarını gizlemek ve +İVME Dergisi’ni karalamak amacındadır.

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi 2008-2010 çalışma döneminin başından bu yana Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme dergisi yayın kurulu üyesi ve okuru inşaat mühendisi arkadaşlarımıza yönelik antidemokratik, provokatif ve saldırgan tutumlar içindedir. Gelişmeleri kısaca özetlersek;

1. İvme Dergisi yayın kurulu üyesi iki arkadaşımız aynı zamanda İMO Ankara Şubesi yönetim kurulu yedek üyeleridir. İvme Dergisi’nin Yetkin İnşaat Mühendisliği uygulamasına karşı sürdürdüğü muhalefeti hazmedemeyen kimi yönetim kurulu üyeleri önce yönetim toplantılarında arkadaşlarımıza her fırsatta sataşmışlardır. Ardından 9 ay boyunca YK yedek üyeleriyle toplanmış olan Ankara Şube yönetim kurulu bir anda yedekler alınmadan yönetim toplantıları yapma kararı vermişlerdir. İvme yayın kurulu üyesi olan bu iki seçilmiş üyeyi yönetim toplantılarına almamak için verilmiş bu karar, karar defterine bile yazamadıkları, gayrimeşru bir karardır.
2. Genç İMO’nun üniversite öğrenci temsilcilerinin seçilmesi sırasında İMO Ankara Şubesi yönetimi, öğrencilerin oylarıyla seçilen ODTÜ temsilcilerini değil, seçilemeyen kendi adamlarını atamışlardır. Bu nedenle Genç İMO üyeleri İMO Ankara Şubesi yönetimini mahkemeye vermişlerdir. Öğrencilerin iradesini çiğneyen bu antidemokratik tutum, öğrenci örgütlülüğü içinde İvme Dergisi üyeleri ve okurlarının ağırlıklı olarak bulunmasından kaynaklanmaktadır.
3. 14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda kararlarının çiğnenmesini bildiri dağıtarak teşhir eden öğrenci üyeler, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi’nden bazı yöneticilerin önce sözlü, ardından fiziki saldırısına uğramışlardır. Bu saldırgan yöneticiler öğrencilere ağza alınmayacak ana avrat küfürler etmiş, onları Amerikan ajanlığıyla suçlamış, ardından tekme ve tokatlarla darp etmişlerdir. Bu saldırı esnasında öğrenciler fiziksel bir karşı saldırıda bulunmamışlar, sonrasında saldırıyı protesto eden bildiriler dağıtmış ve konuşmalar yapmışlardır.
4. 1 Nisan 2009’da yapılan İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’na katılan İnşaat Mühendisi yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO’lu öğrenciler saldırganların özür dilemelerini talep etmişlerdir. Ancak bu talepleri karşılık bulmamıştır, zira saldırganların hiçbirisi o gün orada değildir.
5. 4 Nisan 2009 tarihindeki TMMOB Danışma Kurulu’nda yayın kurulu üyelerimiz ve öğrenciler tarafından kürsüde küfür ve dayak olayı yine gündeme getirilmiş ve aynı talep tekrarlanmıştır. Ne var ki öğrencilerin talebine İMO yöneticilerinden yanıt gelmediği gibi bugün toplu halde şiddet karşıtı kesilen TMMOB ve diğer Odalar yöneticilerinden de bu şiddeti kınayan hiçbir açıklama yapılmamıştır. İMO Öğrenci Kurultayı’nda yapılan saldırı TMMOB Danışma kurulunda teşhir ve mahkum edilmiştir.
6. TMMOB Danışma’da bu konuda ağzını bıçak açmayan bazı İMO yöneticileri Mayıs ayında gerçekleştirilen İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’nda hakaretlerini ve kabadayılıklarını sürdürmüşler ve İvme Dergisi üyelerine yönelik faşist, Aydınlıkçı gibi sözlerle saldırmışlardır. Öğrencilere uyguladıkları şiddeti savunmaya devam ettikleri gibi, her fırsatta da provokasyon yapan bu yöneticilerin çirkin saldırıları karşısında, İvme üyesi mühendisler ve öğrenciler örgüt içi demokratik işleyişin kurallarını hatırlatarak hakaret etmemeleri konusunda kendilerini uyarmış, ancak saldırganlar aynı tavırlarını Küçük Kurul boyunca sürdürmüşlerdir.
7. 3 Haziran 2009 tarihinde yapılan İMO Küçük Kurulu’nda söz alan İVME Dergisi yayın Kurulu üyesinin, devrimci, demokrat, yurtsever mühendislere hakaret edilemeyeceği şeklindeki görüş açıklamasına tahammül edemeyen İMO merkez ve Ankara Şb. yöneticilerinin sözlü saldırı başlatmalarının ardından Küçük Kurul’da kavga çıkmıştır. Saldırgan İMO yöneticileri, bu saldırıyla da yetinmeyip, güvenlikten sağladıkları sopalarla devrimci, demokrat, yurtsever mühendisleri darp etmek istemişlerdir. Bu saldırı karşısında, devrimci, demokrat, yurtsever mühendisler kendilerini korumak zorunda kalmışlar ve saldırganları geri püskürtmüşlerdir.

Olayların gelişimi bu şekildeyken ve herkes tarafından böylece bilinmekteyken, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi yönetimleri, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali dergimize yönelik iftira dolu açıklamalar yayınlayarak mağdur rolüne bürünmüşlerdir. TMMOB yönetimi, kimi Odalar ve Politeknik grubu da bu yalan ve hakaret dolu kampanyaya İMO’nun açıklamaları paralelinde katılmışlardır.

Yalan 1: Olayın gerçekleştiği toplantı İMO Ankara Şube Olağan Üye Toplantısı değil, İMO Ankara Şube Küçük Kurul toplantısıdır.

Yalan 2: İMO’nun açıklamasında yazıldığı gibi “bir grup saldırganın üye toplantısını sopalarla basması” sözkonusu değildir. İMO Küçük Kurul üyesi olan İvme Dergisi üye ve okurları (yaklaşık 50 kişilik Küçük Kurul katılımı içinde 9 kişi) kurulda söz almış, hiç kimsenin devrimcilere hakaret edemeyeceğini belirtmişlerdir. Merkez yöneticilerinden biri ise konuşmaya müdahale ederek her zamanki provokatif tavrıyla kavga çıkmasına yol açmıştır.

Yalan 3: İvme Dergisi üye ve okurlarının sopa kullanması gibi bir şey kesinlikle yoktur. Aksine, sopalarla İvmecilere saldıran İMO Ankara Şb. YK yedek üyelerinden ismi bizde saklı olan biri ve bir oda çalışanıdır. Saldırganlar ellerinden sopalar alınarak durdurulmuştur. Hiçbir İvme üyesi bu sopaları kullanmamıştır.

Yalan 4: İMO’nun açıklamasında geçen “sokak kabadayılığı” ifadesi, Öğrenci Kurultayı günü tüm öğrencilerin önünde "burası benim malım, benden izinsiz bir şey yapamazsınız, sizi odaya sokmam" diyerek öğrencileri tehdit eden, politik muhaliflerine “faşist” diyerek saldıran İMO yöneticilerine yakışmaktadır.

Yalan 5: İMO'nun açıklamasındaki “İMO, farklı görüş ve yaklaşımların kendisini hiçbir baskı altında hissetmeyeceği demokratik bir işleyişe sahiptir” cümlesinin neden yalan olduğunu yukarıda anlatılanlar yeterince örneklemektedir. Kaldı ki İMO yönetim anlayışının Küçük Kurullarda kendisinden farklı düşünenlere yönelik ilk saldırısı bu da değildir. Bundan birkaç yıl önce bir başka muhalif grup Küçük Kurul’da İMO yönetiminin “demokrat şiddetinden” nasibini almıştır.

Yalan 6: İMO’nun açıklamasındaki "Saldırının devrimci demokrat mühendislere yönelmesi, onların şahsında bir bütün olarak İMO ve TMMOB örgütlülüğünü hedef alması" ifadesi tamamiyle ortalığı bulandırarak hedef saptırmaya ve kendi suçlarını gizlemeye yöneliktir.

İMO’nun ve İMO paralelinde açıklamalar yapan diğer Odalar’ın sözlerinde teşhir edilmesi gereken yalanlar yazmakla bitecek gibi olmadığından burada kesiyoruz. Söz konusu açıklamaların bazılarında Küçük Kurul’da yaşananların AKP’nin Odalara ve TMMOB’ye yönelik baskıları ve son günlerde Ankara’da devrimcilere yönelik faşist saldırılarla ilişkilendirilmeye çalışılması parmak ısırtan bir demagojidir. Yukarıda anlatıldığı gibi olay, İMO etkin yönetim anlayışının aylardır süren kışkırtmaları sonucu yaşanmıştır. Küçük Kurul’u iptal ederek ya da erteleyerek üyeleri Kızılay’daki protestoya çağırma hassasiyetini göstermeyen İMO yönetimi (İvme Dergisi’nin Küçük Kurul’a katılmamış olan üyeleri aynı saatlerde Kızılay’dadır oysa) gerçekleri gizlemek için sol duyarlılıkları malzeme olarak kullanmaktadır.

Bundan üç ay önce öğrencilere uygulanan şiddeti mahkum etmeyenlerin bugünkü şiddet karşıtlığı söylemi inandırıcı değildir.

İMO’yu kendi malları olarak gören, muhalif tavır alanları baskı, küfür ve şiddet uygulayarak sindirmeyi ve susturmayı bir alışkanlık haline getiren İMO etkin yönetim anlayışı, TMMOB’nin demokrat geçmişinden ve demokratik geleneklerinden ders çıkartmalı ve bugüne kadarki davranışlarının özeleştirisini vermelidir.

Devrimci demokratlar arası ilişkiler açısından asıl kara leke olan, gerçekler bu kadar somut ve açık olarak ortadayken, Odalardan sağladıkları çıkarlar gereği bu gerçekleri çarpıtmaktan utanmayanlardır.

İMO’da bir süredir sürdürülen şiddet politikalarına ses çıkarmayan başta TMMOB Başkanı olmak üzere, TMMOB, İMO ve diğer bazı Odalar’ın yönetim anlayışları ile destekçileri Politeknik Grubu’nu bu davranış tarzından vazgeçmeye çağırıyoruz.

TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından sahiplenilen bu antidemokratik şiddet politikasının başta TMMOB örgütlülüğüne zarar verdiğini bu çevrelerin kısa sürede kavramasını ve bu politikalarına son vermesini diliyoruz.

Odalardan maddi ya da sosyal herhangi bir rant beklentisi olmayan, TMMOB içinde ilkeli politikalar adına muhalefet yapan devrimci, demokrat mühendisler, kendilerine yöneltilen hakaret, küfür ve şiddete boyun eğmeyecek ve geri adım atmayacaklardır.


Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

http://www.ivmedergisi.com/ivme-aciklama-25-yalan-iftira-ve-demagojileriniz-gercekleri-gizlemeye-yetmeyecek.html

13 Aralık 2008 Cumartesi

Devrimcileri Tasfiye Etmek Düzene Kazandırır

Mimarlar Odası Ankara Şubesi sekreter yardımcısı, mimar Alev Şahin, geçtiğimiz günlerde "sözleşmesine son verilip" işinden çıkarıldı. İşten atılan Şahin, devrimci demokrat bir kimliğe sahiptir. İşten atan da "demokrat", "ilerici" olma iddiasındaki bir oda yönetimidir.

Alev Şahin'in Mimarlar Odası'ndaki işinden çıkarılması devrimci düşünceleri ve bu nedenle tutsaklık yaşamış olması nedeniyledir. Başka bir neden yoktur.

Alev Şahin'in işten çıkarılması, tekil bir olay gibi görünse de, reformistlerin hakim olduğu kitle örgütlerinde zaman zaman kendini gösteren bir anlayışın ifadesidir. Reformistler, sosyal-demokrat "solcular", o kurumların yönetiminde veya herhangi bir görevinde devrimcilerin varlığından genellikle rahatsızdırlar. Bu yüzden de işçi ve memur sendikalarında, odalarda "devrimcilerin tasfiye edilmesine" veya edilmek istenmesine sık rastlanır.

Gerçek şudur ki; ilerici, demokrat herhangi bir kitle örgütünün, işçilerin, memurların, köylülerin, mühendislerin hakkını savunma iddiasındaki herhangi örgütün, devrimcileri tasfiye etmeye çalışması, kendi ayağına kurşun sıkması, kendi kuyusunu kazmasıdır. Çünkü, devrimcilerin tasfiye edilmesi, bizzat tasfiye edenlere ve daha önemlisi, o kitle örgütlerinin temsil ettiğini söylediği emekçilere, sayısız zararlar verir. Devrimcileri tasfiye eden her kitle örgütü, en başta dinamizmini kaybeder. Devrimcilerin tasfiye edilmesi, kuşku yok ki düzenin de isteğidir. Tasfiye politikası da, reformizmin devrimcilerle rekabetinin yanında, düzene güven verme, düzenin icazetinde politika yapma anlayışlarının bir sonucudur.

Emekçiyi İşten Atan
Demokrat, Emekten Yana Olabilir Mi?

Demokratik kitle örgütü olmanın en temel gerekleri, sınıfsal olarak emekçileri savunmak, bunun için mücadele etmek, ilerici bir çizgide olmak ve işleyiş olarak demokratik bir işleyişe sahip olmak şeklinde sayılabilir.

Elbette, bir kurum kendiliğinden bu özelliklere sahip olmaz. Bir demokratik kitle örgütünde bu özellikleri var edecek olan, o kurumun yöneticileri ve üyeleridir. Yaşadığımız örnekler ise, kimi kitle örgütlerinde olması gereken bu tablodan ne kadar uzak olunduğunu göstermektedir.

Bir kurumun yönetiminde olmanın avantajını kullanarak, devrimcileri tasfiyeye yönelenlerin, demokratlıkları tartışma konusudur. Kurumun tüzüğünü, işleyişini bile hiçe sayan tasfiyeci anlayışların, odalarda, sendikalarda demokratik bir işleyişi hayata geçirmeleri de söz konusu değildir. Kendi çalışanının emeğine saygı göstermeyenlerin, onun haklarını gözetmeyenlerin, üyelerinin ve diğer emekçilerin emeğine sahip çıkması, haklarını savunması da beklenemez.

Demokrat olanlar, ilerici devrimci düşüncelere tahammülsüz olamazlar. Kendi anlayışlarından farklı düşünenlerle, tasfiyecilik yöntemiyle mücadele etmezler. İdeolojik mücadele verirler.

Dahası, burjuvazinin saldırıları karşısında, düşüncelerine katılmasalar dahi, devrimcileri savunur, sahiplenirler... Oysa, Alev Şahin örneğinde, bunların tam tersi yapılmıştır.

Demokrat olanlar, adaletli olurlar. Bir kurumun yönetiminde bile adaletsizlik yapanların, daha büyük güçleri ele geçirdiklerinde, daha geniş kitleleri yönetir duruma geldiklerinde uygulayacakları adalete güvenilemez.

Alev Şahin örneğinde böyle bir adaletsizlik vardır.

Alev Şahin örneği başka bir açıdan da sorgulanmayı gerektiren bir örnektir. Daha kısa süre önce 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarına katıldığı gerekçesiyle oligarşi tarafından tutsak edilmiş bir devrimciyi kurumdan çıkarmak, kuşku yok ki, ahlaki açıdan da sorgulanması gereken bir olgudur.

Şahin Tek Örnek Değil

Alev Şahin örneği tekil bir örnek değildir. Benzeri pek çok örnekten bazılarını hatırlatalım; hatırlatalım ki, bir devrimciyi demokratik bir kitle örgütünden uzaklaştırmaya çalışmanın hiçbir gerekçeyle masumlaştırılamayacağı, meşrulaştırılamayacağı açıkça görünsün.

Örnek; 1989'da Tez Koop-İş Sendikası yönetimi, Aynur Karaaslansendikadan ihraç etmişti. Sorun, Karaaslan'ın devrimci düşünceleri, devrimci sendikacılık anlayışını savunması ve sendika yönetimine çöreklenmiş olan sarı sendikacılığa karşı ideolojik mücadele yürütmesiydi.

Bunun için önce Karaaslan'ı sindirmeye ve tasfiye etmeye çalıştılar. Başaramayınca, korsan bir genel kurul düzenleyerek, Karaaslan'ı ihraç edip, başkanı olduğu şubeyi de kapatma kararı aldılar.

Bir başka örnek, 1997'de DİSK/Genel-İş'te yaşanan tasfiye operasyonudur. MGK çizgisinde hareket eden sendikacılık anlayışı, önce Genel-İş Tüzük Kurultayı'nda devrimcileri tasfiye etmeyi denedi, başarılı olamadı. Genel-İş bölge şubelerini kapatıp, 13 sendikacının işine son vererek tasfiyeyi gerçekleştirmeye çalıştılar. Tasfiyeciliğe karşı mücadele ve işçilerin sahiplenmesi ile geri adım atmak zorunda kaldılar. Ne olursa olsun, DİSK içinde gittikçe büyüyen Devrimci İşçi Hareketi'nin etkinliğini kırmak, devrimci gelişmenin önü kesmek istiyorlardı. Bunun için CHP'lisi, reformisti tüm düzen sendikacıları el ele verip, Genel-İş yönetimini devletin kayyumuna teslim ettiler. Böylece sırtlarını düzene dayayarak, tasfiyeyi gerçekleştirdiler ve Genel-İş yönetimine oturdular.

Daha yakın zamanda yaşanan örneklerden birisi ise, DİSK'e bağlı Emekli-Sen Genel Merkezi'nin devrimci sendikaHasan Kaşkır'ı görevinden almasıdır. Neden yine aynıdır. Hasan Kaşkır'ın mücadele anlayışı ve pratiğidir.

Bir diğer örnek, Sultanbeyli PSAKD Genel Merkez yönetiminin, mücadeleci bir çizgide hareket etmesi ve yönetimin reformist anlayışına teslim olmaması nedeniyle, Sultanbeyli PSAKD yöneticisi Sadegül Çavuş'u yönetim kurulu görevinden almasıdır. Daha sonra, bu kararlarından geri adım atmak zorunda kalsalar da, bu dayatmacı, tasfiyeci anlayışın sadece sendikalarla sınırla kalmayıp bir çok demokratik kitle örgütünde ortaya çıkabildiğini gösteren bir örnektir.

Sendika ve oda yönetimlerinde devrimcilerin yer almasını engellemek için, devrimcilere karşı en gerici kesimlerle bile yapılan ittifakların örnekleri az değildir. Devrimcileri güçsüzleştirmek, tasfiye edebilmek için, emekçi kitleleri içinde yürütülen spekülasyonlar, karalama kampanyaları da bunlara ek olarak belirtilmesi gereken bir tasfiyecilik türüdür.

Devrimcileri Tasfiye Düzene Kazandırır

Devrimcilerin tasfiyesiyle amaçlanan aynı zamanda sınıf ve kitle sendikacılığının, devrimci düşünce ve politikaların tasfiyesidir. Hakim kılınmak istenen ise, düzen sendikacılığıdır. Tasfiyecilik bu zeminde düzenle çakışmaktadır.

Düzenin tüm dayatmaları, telkinleri, sendikalardan, odalardan, derneklerden devrimcilerin şu veya bu yolla tasfiye edilmesi doğrultusundadır. Bunun için, devrimci işçilerin çalışmalarını engellemekten, gözaltına alıp işkence yapmaya, tutuklamaya, katletmeye kadar her yöntemi uygular. Ve aynı zamanda sarı sendikacılığı, reformist sendikacılığı da bu doğrultuda yönlendirir. Demokratik kitle örgütünün demokratlık niteliğinin en önemli göstergelerinden biri de, bu yönlendirmelere direnip direnmemesinde gösterir kendini.

Devrimciler hiç kuşku yok ki, kitle örgütlerindeki en dinamik, militan, mücadeleci unsurlarıdır. Devrimcilerin tasfiye edilmesi, bu nedenle sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin dinamizmini, militanlığını, mücadeleciliğini de tasfiye etmesi demektir. Bunların olmadığı yerde, uzlaşmacılık, koltuk peşinde koşmak, çıkarcılık, burjuva politikacılığıyla birbirinin ayağını kaydırmak hakim hale gelir. Örnekleri çoktur. Devrimci politikanın olmadığı yerde, emekçilerin haklarının patronlara ve düzene karşı militanca savunulması söz konusu olmaz.

Bu ise, o kitle örgütlerinin, sendikaların erimesi, güç ve ağırlığını kaybetmesi ve giderek patronlar ve devlet tarafından da ciddiye alınmayan bir duruma gelmesi demektir. Bu nedenledir ki, reformizm, demokratik kitle örgütlerinde devrimcileri tasfiye ederken, aslında o kitle örgütünü tasfiye etmekte, dolayısıyla kendilerine de zarar vermektedirler.

Gerçekte, anlattığımız sendikaların, odaların bugün içinde bulundukları durumdur. Ve bu duruma gelmelerinde elbette devrimcilere karşı yürüttükleri tasfiyeciliğin de payı vardır. Tasfiyecilik düzene hizmet etmiştir. Bunu herkes görmelidir.

www.yuruyus.com

14 Kasım 2008 Cuma

İvme, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimininin Emek Düşmanlığını, Şube Önünde 120 Kişi ile Protesto Etti


İvme Dergisi, 14 Kasım 2008 günü Mimarlar Odası Ankara Şubesi önünde bir araya gelerek Şube Yönetimi'ni emek düşmanlığından vazgeçmeye çağırdı ve Mimar Alev Şahin’in işten atılmasını protesto etti.

Eylemde İvme Dergisi tarafından “Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimini Protesto Ediyoruz!” yazılı bir pankart açılırken “Baskılar Bizi Yıldıramaz, Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz, Anti-Demokratik Uygulamalara Son, Örgüt İçi Demokrasi İstiyoruz” yazan dövizler taşındı. Açıklamada sık sık “Baskılar Bizi Yıldıramaz, Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz' sloganları atıldı.

Ayrıca, Dergi okurları açıklamadan önce Yüksel Caddesi'nde basın açıklamasına çağrı amaçlı bildiri dağıtımı gerçekleştirdi. Çeşitli demokratik kitle örgütlerinin aydın-sanatçıların ve oda çalışanlarının da destek verdiği basın açıklamasına yaklaşık 120 kişi katıldı.